MÜSLÜMAN KARDEŞLER, MİLLİ GÖRÜŞ VE AKP (1)

Cüneyt Ülsever’in Pazar günü kaldığı yerden devam edeceğim. Ama ilkin ilginç gözlemini anımsayalım:
“Küreselleşen dünyada teknolojinin nimetlerini alabildiğine kullanırken, aynı zamanda yerelliğin vazgeçilmez etkisini en iyi kavrayan hareket olan İslamcı siyaset HAMAS, Hizbullah, Müslüman Kardeşler ve nihayet Türkiye’de Milli Görüş, mahalle mahalle yürüttüğü çalışmalarında dünyada ilk kez Lenin’in ortaya attığı örgütlenme biçimi olan ‘kılcal damarlar teorisi’ni hayata geçiren en başarılı siyasi yapı” (Hürriyet, 27.05.07).
***
Biraz doğrultmaya gereksinim duyduğum gerçekçi bir saptama. Doğrultmayı biraz sonra yapacağım.
Cüneyt Ülsever, Mısırlı Müslüman Kardeşler’in izinden giden Milli Görüş (AKP) tarafından yürütülen mahalle politikasının sosyal yardımlara öncelik vererek varoşlarda, gecekondularda, taşrada gıda, eğitim, sağlık, vb., yardımlarda bulunduğunu yazıyor. Benim avanta ve sadaka politikası adını verdiğim yöntemin kibar versiyonu.
Cüneyt Ülsever, AKP-Milli Görüş’ün mahalle politikasının panzehirinin her partinin kendi mahalle politikası uygulaması olduğunu da yazıyor.
***
HAMAS’ın, Hizbullah’ın ve benzeri örgütlerin atası Müslüman Kardeşler (El İhvan El Müslimin) örgütüdür. 2007 yılında bile İslamcılar arasında önder etkinliğini koruyan Hasan El Benna (1906-1949) tarafından 1928 yılında Mısır’da kurulmuştur. Müslüman Kardeşler yalnızca cami ile yetinmezler, sosyal, kültürel ve ekonomik alanda halka alternatif programlar sunarlar. Camiler, lokaller ve fabrikalar kurarak yeni bir toplumun tohumları atılır. Toplanan zekatlar Müslüman Kardeşler marifetiyle yoksul halka dağıtılır. Kurulan hastanelerde yoksul halka sağlık hizmeti götürülür. Amaç ilk evrede mevcut toplumun içinde kendi alternatif toplumunu kurmak, daha sonra bütün topluma egemen olmaktır. Türkiye’de de tarikatlar, cemaatler, nurculuk, Fethullahçılık marifetiyle aynı senaryo uygulanıyor.
Müslüman Kardeşler’in Hasan El Benna’dan sonra gelen ikinci önderi Seyyid Kutup (1906-1966) başta Milli Görüşçüler olmak üzere bizim İslamcıları da etkiledi, yetiştirdi. R.T.Erdoğanlar, Abdullah Güller ve benzerleri için Seyyid Kutup’un “Yoldaki İşaretler (Fi El Zilal El Kuran) adlı kitabı Kuran’dan sonra gelir.
***
Hasan El Benna’nın, Müslüman Kardeşler’in en büyük amacı İslam dinini bir bütün olarak hayatın içine sokabilmek ve hayatı İslam’a göre biçimlendirmektir. Böyle bir amacın Türkiye gibi bir laik toplumda uygulanması olanaksız. Bu yüzden Milli Görüş, Müslüman Kardeşler’in yasadışı örgütlenme biçimini uyguluyor. Müslüman Kardeşler’in ve Milli Görüş’ün demokratik bir toplum kaygısı olduğunu söylemek olanaksız. Bu nedenle Lenin’in ihtilalci örgütlenme biçimini kullanıyorlar. Ve Fatih-Çarşamba gibi “Kurtarılmış” bölgeler, kurtarılmış cemaat camileri yavaş yavaş böyle oluşuyor.
Yeni Mürteciler’e sorsanız bu fesat ilişkisinin halka yakın olmayı amaçladığını, solun beceremediği demokratik iletişimi kurduğunu söylerler. Acaba mı ?…