MÜTHİŞ HAFTA

Sekiz devrim yasası 1924, 1925, 1926, 1928 ve 1934 yıllarında ve bu yılların kasım aylarında çıkartılmıştır. Bu yasaların başlıklarını Anayasa’nın 174.maddesini okuyarak öğrenmek mümkündür! Cumhuriyet’in temel direkleri olan 8 Devrim Yasası 14 Mayıs 1950 tarihinden sonra, iktidarlar tarafından özellikle unutulmuş ve unutturulmuştur. Sonuç: Türkiye’nin içinde bulunduğu Mısırlaşma, Afganistanlaşma sürecidir. Çünkü, Devrim Yasaları böyle bir sonucu engellemek için çıkartılmıştı. Yüzleşmeciler ve hesaplaşmacılar, Devrim Yasalarını, Cumhuriyeti karalama ve çarmıha germe fırsatı olarak kullandılar, kullanıyorlar. Bilinçsiz medya da bunlara tartışma programlarında gönüllü hizmet etti, ediyor.
***
Devrim Yasaları unutulmasaydı, unutturulmasaydı, hiç kimse, türban yasağının yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri süremezdi. Dün, bu yasanın “Bazı kisvelerin giyilemeyeceğine dair kanun” olduğunu yazdım. Yasanın gerekçesinde, bu yasaklamanın güçlü dayanakları yer almaktadır:
• “Türk devriminin ana ilkelerinden olan vicdan özgürlüğü hakkını sınırlama yolu ile müdahale söz konusu olmayıp, bu hükümle takip edilen gaye, tersine vicdan özgürlüğüdür.”
• “Önemsiz kıyafet eşitsizlikleri dolayısı ile memleket kamu düzenini bozacak olasılıklarda halkın huzur ve sükûnu korumaktan ve Türkiye’de yan yana yaşayan insanların birbirine karşı uygar ve insani saygılarla yaşayabilmelerini ve her türlü soğukluk ve geçimsizlik bahanelerinin giderilmesini sağlamaktan ibarettir.”
• “Bu kanunun hedefi, Cumhuriyet’in sınırları içinde yaşayan insanların, hangi din ve mezhebe mensup olurlarsa olsunlar, vicdan özgürlüğü konusunda tam bir eşitliğe kavuşmalarını, çoğunluktan olsun, azınlıktan olsun, yabancı bulunsun, yerli olsun, Türkiye’de vicdan özgürlüğünün gereksiz bir zorla sınırlandırılması asla düşünülmeksizin Türkiye’de herkesin dini özgürlüğün yüceltilmesinde eşitlik üzerine kamu düzeninin gereklerine tabi tutulmasını sağlamaktır.”
• “Laik olmak demek, devlet ve ulus işlerinde dini etkileri kaldırmak demektir. Laik devlet, şu veya bu dinin hükümleriyle yürümez (—) Bu kararları verdiren nedenler, doğrudan doğruya milletin çıkarlarının gerektirdiği maddi ve gerçek nedenlerdir. Şu dinde bu kıyafet vardır, bu dinde bu kıyafet vardır, gerçekten laik olan hükümetimizin aklından böyle bir endişe geçmemiştir. Bu yürüyen ve yürümesi gereken canlı devrimimizin eseridir.” (Ferit İlsever, “Cumhuriyet Devrimi Kanunları”, Kaynak Yayınları)
***
Türbanı ve her türlü irticayı yasaklayan 8 Devrim Yasası, Anayasa’nın 174 maddesinin koruması altındadır. Bu 8 yasa “dokunulmaz yasa” kimliği ve niteliği taşımaktadır. Cumhuriyet’in temel direği bu 8 yasa, bu 8 yasanın gerekçeleri ve TBMM’de yapılan görüşmeler bilinmemektedir. Cumhuriyetçilere düşen çok önemli görev: Sekiz devrim yasası ile ilgili her türlü belgenin (TBMM tutanaklarının) günümüz Türkçesi ile mutlaka yayınlanmasıdır. Türk halkı, en azından, Cumhuriyet karşıtlarının, mürtecilerin ve naylon demokratların hısım ve akrabalarının kim olduklarını öğrenecektir.