NATO KAFA NATO MERMER

500 AKP’li Aydın, askerin muhtırasını (ben “dilekçe” diyorum) kınamış (Milliyet, 14.05.07). Ben bu işi günler önce yapmış ve hükümeti “dilekçe”nin sorumlularını görevden alıp haklarında dava açmaya davet etmiştim. Başbakan R.T.Erdoğan, Genel Kurmay Başkanı’nı görevden almak yerine kendisiyle İstanbul’da halvet olup “gayfe” içerek iki üç saat sohbet etti.
Bu 500 kıdemli aydın yılda birkaç kez bir bildiri yayınlayıp askeri suçlar ve daha çok demokrasi ister. Kafalarında “Cumhuriyet” gibi bir kavram olmadığı gibi “Daha çok demokrasi”den neyi anladıklarını da açıklamamışlardır. Dahası, AKP’nin iktidar döneminde hükümeti demokrasi yoluna davet ettiklerine de tanık olmadık. Bu nedenle kendilerini AKP’li olarak adlandırıyorum.
***
Aralarında “Ana rahmine haklı düşenler”, “Neo-liberaller”, “Sabık ve sakıt solcular” var: Ahmet Altan, Mehmet Altan, Çetin Altan, Ahmet İnsel, Ali Bayramoğlu, Kürşat Bumin, Baskın Oran, Eser Karakaş, Etyen Mahcupyan, Halil Berktay, Mete Tuncay, Murat Belge, Oral Çalışlar gibi… Ben bunların hepsine artık “Yeni Mürteciler” diyorum.
İmzacılar arasında şaşkın ve heveskar edebiyatçılar da var. Edebiyat yazarları bağışlanabilir !
İmzacılar arasında, bir de, Evrensel Ermeni Lobisi ile Ermeni Zoryan Enstitüsü’nün klonlama yoluyla türettiği Taner Akçam var, ki kendisi Yeni Mürtecilerin yol arkadaşıdır.
Beni şaşırtan imza : Prof.Dr.Sadun Aren !
***
Merak ediyorum, Türkiye’de demokrasinin kurallarına uyması gereken sadece Türk Silahlı Kuvvetleri mi ? Sadece TSK ise, 500 profesyonel imzacıya söyleyecek hiçbir sözüm olamaz. Başta hükümet (yürütme erki) olmak üzere siyasal partilerin, TBMM’nin (yasama erkinin), yargının, medyanın, üniversitelerin demokrasi bağlamında hiçbir sorumluluğu yok mu ?
Yeni Mürtecilerin sivil toplum örgütü (!) bile saydığı tarikatların, cemaatlerin hiçbir demokratik sorumluluğu yok mu ?
Yeni Mürteciler, TSK’yı, üniversiteleri, Anayasa Mahkemesi’ni, Yargıtay’ı, Danıştay’ı, YÖK’ü beş namaz vakti eleştirirler ama başta Altan familyası olmak üzere, AKP’nin yoksullaştıran ekonomi politikasını, başta AB ilişkileri olmak üzere karaya oturan dış politikasını eleştirdikleri görülmemiştir. Aynı kadro Cumhuriyet toplantıları için olumlu tek satır yazmamıştır.
***
AKP iktidarı Cumhuriyet’in temel ilkelerine aykırı yasa çıkar(a)madı. Çünkü çıkartamazdı. Yasa önerisi bile yapamazdı. Ama İmam-hatip politikasını sinsice yürüttü. Bu uğurda YÖK karşısında kanlı meydan savaşları verdi. 50’den fazla AKP milletvekili müstehcen buldukları için bir defileyi terk etti. Devlet kadrolarına imamlar ve hatipler dolduruldu. Medyada, şimdi hükümetin gazeteleri, radyoları ve televizyonları var. Ama Yeni Mürtecilerde tıs yok.
AKP hükümeti, Cumhurbaşkanı seçiminden, Cumhurbaşkanını halka seçtirmeye varıncaya kadar onlarca demokrasi çamı devirdi ama Yeni Mürtecilerde gene tıs yok !
AKP iktidardan ayrılır ayrılmaz Yeni Mürteciler yeni hükümetin eteğine sarılacaklar. Olan, Yeni Mürtecilerin peşinden giden, kalın belkemikli edebiyatçılara olacak. (Devam edecek)