NAZIM HİKMET RUBLE KARŞILIĞI ŞİİR YAZARDI” (!) İMİŞ

“Müseccel” İslamcı gazetenin 26.10.09 tarihli manşetini görünce 1950’li yılları hatırladım : Nazım Hikmet “Ruble karşılığı şiir yazardı”. O zamanlar “Müseccel” (Tescil edilmiş, sicile, mahkeme defterine geçirilmiş) sıfatısadece komünistler için kullanılırdı : “Müseccel komünist Nazım Hikmet vatana ihanet ediyor”u lütfen örnek cümle olarak kabul edin.
Bir de “Mimli” sıfatı vardı. Osmanlı alfabesinin yirmi yedinci harfi olan “mim”, “görüldü” anlamında kullanılırdı. “Mimli” ise “Polis ve Milli Emniyet tarafından bilinen” anlamında kullanılırdı. Sağcı, dinci, ırkçı olanlar dışında bütün şairler, yazarlar mimliydi !
***
“Müseccel”i şimdi ben şu İslamcı gazete(ler) için kullanıyorum. Gazetenin yanlışı var: Nazım Hikmet sadece Rus rublesi için şiir yazmazdı. ABD doları, İngiliz sterlini, Fransız frangı, İtalyan lireti, Alman markı, Türk lirası için de şiir yazardı. Elbette şiirlerini, oyunlarını, romanlarını yayınlayan yayınevleri bunun karşılığı olarak ona bir telif ücreti ödeyeceklerdi.
Ha, rublenin komünist olanı, kapitalist olanı varsa, o zaman başka. Günümüzde de başta Yaşar Kemal ile Orhan Pamuk olmak üzere Rusya’da kitapları yayınlanan yazarlar ruble olarak telif ücreti alıyorlar. Yani emeklerinin, alın terlerinin karşılığı olarak telif ücreti alıyorlar. Ama bizim “Müseccel” İslamcı gazeteye göre telif ücreti ihanet belgesine dönüşüyor. Türkiye’de bütün gizli servisler gibi KGB ajanları da cirit attığı için Sovyetler Birliği’nin Nazım Hikmet’in casusluğuna da gereksinimleri yoktu. Budalalık ki ne budalalık !
***
“Örtülü Ödenek” devletin istihbarat için kullandığı fondur. Bunun dışında, devletin yüksek çıkarları için gizli işlerde de kullanılabilir. Yassıada duruşmalarında Adnan Menderes aleyhine açılan davalardan biri “Örtülü Ödenek Davası” idi.
Dava tutanaklarında Adnan Menderes’in başta Park Otel masrafları olmak üzere, örtülü ödeneği usulüne uygun kullanmadığı görülür: Sevgilisi Ayhan Aydan’ın kocası Ferit Alnar’a, Burhan Belge’ye, şair Orhan Seyfi Orhon’a örtülü ödenek fonundan paralar ödenmiştir. Bunları yazmasam da olurdu, ama şimdi vereceğim adlar bakımından gerekli örneklerdir :
İrtica akımları için folluk görevi yapan dergileri çıkartan, Cumhuriyet ve devrim karşıtlarına önderlik eden Necip Fazıl Kısakürek 1951-1959 yılları arasında Adnan Menderes’in örtülü ödeneğinden tamı tamına 147.000 lira almış. “Müseccel” sağın medar-ı iftiharı Peyami Sefa’ya bir kalemde 16.000 lira ödenmiş. Davada bu ödemeler Menderes’e zimmet olarak çıkartılmış.
O yıllarda 10 tonluk bir Austin kamyon 5 bin liraydı. Babama rüşvet olarak önerildiği için iyi bilirim. N.F. Kısakürek o zamanlar en azından 30 adet kamyon alabilirmiş. Hesaplayın !
Nazım Hikmet şiirleri için telif ücreti aldı. Peki Peyami Sefa ile N.F.Kısakürek’in aldığı paralar neyin karşılığı ? Nazım Hikmet’in anasının ak sütü gibi helal telif ücretini diline dolayan “Müseccel” gazete AKP hükümetinin örtülü ödenek fonundan ne kadar çöpleniyor acaba ? Zengin Arap dünyasının petrol kokulu dolarları da akla gelebilir. Gelmeyebilir mi ?
***
NOT: 6.11.09 tarihli yazımda adı geçen Dr.Ahmet Kuru’dan “Fethullahçı, Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı” olmadığına ve “pasif laiklik üzerine çalışmalarının toplumdaki kutuplaşmaya bir çıkış noktası aramak konusunda akademik bir çabadan ibaret olduğuna” dair bir açıklama geldi. Duyurulur ! Duyurmak benden inanmak sizden !