NAZIM HİKMET’E PİSLİK SIÇRATMAYIN

Ermeni soykırımı iddialarını kabul etmeyi bir tür saygınlık haline getirmek istiyorlar. Bu iddiaları kabul etmeyenler yazar, sanatçı ve aydın sayılmıyor. Haftalık Nokta dergisi (Sayı:8, 21/27 Aralık 2006) de çorbayı tuzlamaktan geri kalmıyor. Dergi, Nazım Hikmet’in çok güzel bir portresini kapak yapmış. Uzaktan gören, Nazım’ın herhangi bir gününün kutlandığını, anıldığını sanır. Meğer Ermeni fesadına destek söz konusu imiş…
Dergi kapağının altında şunlar yazıyor : “Sanıldığı gibi değilmiş: Solun ve İslamcılığın sembol isimleri Ermeni meselesinde sözlerini söylemişler!”
Sağın simgesi : Said Nursi. Solun simgesi : Nazım Hikmet.
Said Nursi’nin meşrep olarak Ermeni soykırımı iddiasını kabul etmesi epeyce olası, ama Nazım Hikmet için bunun mümkün olamayacağını biliyorum. Ama ne olursa olsun, Ermeni soykırımını Fethullah Hoca’ya, Adnan Hoca’ya, bütün tarikat şeyhlerine ve Eski Tüfekler’e de onaylatmak gerekiyor. O zaman geriye Kemalistler ve dinozor solcular kalır.
***
“bakkal karabetin ışıkları yanmış / affetmedi bu ermeni vatandaş / kürt dağlarında babasının kesilmesini / fakat seviyor seni çünkü sen de affetmedin / bu karayı sürenleri Türk halkının alnına”
Nokta dergisine göre, “Akşam Gezintisi” adlı şiirin bu 5 dizesi Nazım Hikmet’in Ermeni Soykırımı iddialarını kabul ettiğinin kanıtı imiş.
Gene Nokta dergisine göre, bir üniversitede karşılaştırmalı edebiyat profesörlüğü yapan Murat Belge “Nazım Hikmet benim çok sevdiğim bir yazar. Ermeni soykırımı konusunda böyle bir şiirinin çıkmasına da çok sevindim. Öbür türlüsü canımı sıkardı” diyesiymiş. Murat Belge canını sıktırmayı sürdürsün, çünkü bu 5 dize Ermeni soykırımının kabulü yönünde yorumlanamayacağı gibi 99 türlü de yorumlanabilir: “Ermenileri Kürtler kesmiş ve suçu Türklerin üzerine atmıştır. Ve böylece Türk halkının alnına kara leke sürülmüştür!” Oldu mu?
***
Aynı karıştırmalı (“karşılaştırmalı” değil) edebiyat kafasına göre, Nazım Hikmet “Memleketimden İnsan Manzaraları”nı yazdığı için Kemalist ve ulusalcıdır, “Rubailer”i yazdığı için hem ateist-materyalist, hem de Müslümandır, “Akrep gibisin kardeşim” dediği için Türk düşmanıdır, çınar ağacını Türkleştirdiği için ırkçıdır. Üstelik adam komünistlikten hapis damına girmiş, yurt dışına kaçarak memleketine ihanet (!) etmiş…
Nazım Hikmet’in Ermeni soykırımını ya da soykırım iddialarını onaylayan yazılı tek cümlesi ve tek şiiri yok. Lafa inanmaya gelince ben kendi kulaklarımla duyduklarıma inanırım. Nazım Hikmet’in yakın arkadaşı, Ermeni asıllı Fransız şair Ruben Melik, Sofya’nın Moskva Park Hotel’inde, Kemal Özer’in huzurunda bakın bana ne demişti: “Siz Türklerin en komünistiniz bile Kemalist. Nazım da hep senin gibi konuşmuştu Moskova’da. ‘Türk Komünist Partisi’ne de soykırımı kabul ettiremezsiniz’ demişti. Bu ne iştir iki gözüm ?” (Hürriyet, 02.03.05)
Bu ne iştir iki gözüm Nokta dergisi, iki gözüm Murat Belge, “Ermeni soykırımı”na karşı alınan tavrın bir yazınsal değer ölçütü olması mümkün müdür ? Ama, Cumhuriyet tarihine çamur atmak, İslamcı AKP’yi desteklemenin en ilkel ve en kaba yöntemidir.