NE OLACAK ŞİMDİ?

Ben çoktan uyumuştum,Ülker söyledi. MHP’nin Başbuğ’u kendilerine muhalefeti tensip etmiş! Acele etmiş… CHP ile koalisyon yapmazsa tarihe hesap veremez… HDP bu koalisyonu bilinç ve hevesle dışardan destekler.

Bu koalisyon ülkeyi 4 yılda gerçek demokratik ortama taşıyabilir. Aklı olan bu şanslı olanağı kullanır.

2 Nisan 2015 tarihli yazımı tekrar okuyun!

 Özdemir İnce

8 Haziran

 ***

CHP AKP İLE KOALİSYON YAPAMAZ!

Bülent Ecevit’in Necmettin  Erbakan’ın partisiyle yaptığı iyi niyetli koalisyon Türkiye’ye pahalıya  patladı ama Bülent Ecevit’in dürüst olmaktan başka bir suçu yoktu. Karşısındakileri kendisi kadar dürüst olduğunu sanıyordu. Ama karşısındaki Milli Selamet Partisi iktidara seçimle gelip seçimle gitmeyi kabul etmiş görünen  ama iktidara gelince rejimi değiştirmekten başka bir amacı olmayan İslamcı bir cemaatti, mafiyozi bir birlikti. Onlar için imzalanan hükümet programı bir tür namus ve haysiyet sözü değil bir takiye imkanı olan kağıt parçasıydı.

Bu koalisyon hükümetiyle ilgili kısa bir internet bilgisi şöyle:

[37. Cumhuriyet Hükümeti, (26 Ocak 197417 Kasım 1974). Bülent Ecevit tarafından kurulan CHP ve MSP koalisyon hükümetidir. I. Ecevit Hükümeti olarak anılmaktadır. 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Harekâtı bu hükümet döneminde yapılmıştır.                                           Hükümetin kurulması aşamasında CHP ve MSP arasında kurulan koalisyon hükümetinin ortaklık şartlarını ve hükümetin hedefini belirlediği bir protokol imzalanmıştır.

Protokolde, milli, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesine yürekten inanan; hukukun üstünlüğüne, demokratik hak ve hürriyetlere saygılı olan iki partinin ortak amaçlarının, kanunları herkese eşit olarak uygulayan, Atatürk ilkelerine bağlı bir devlet idaresiyle anlayış, kardeşlik ve sosyal adalete dayanan bir toplum düzeninin kurulması olduğu belirtilmiştir.]

Erbakan’ın diliyle “Kanlı ya da kansız” olarak Cumhuriyet’i yıkmaya yemin etmiş bir kadronun “Atatürk ilkeleri”ne bağlı kalacağına inanmak, balığın kavağa tırmanmasına inanmaktan farksızdır, ama bu koalisyon ilk denemeydi. Ecevit, Erbakan ile koalisyon kurarak, MSP’yi  demokrasinin “meşru zemini”ne çekeceğini sanıyordu.

Ama, daha koalisyon  sözleşmesinin  mürekkebi kurumadan, devrim yasası Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nu yok sayılarak İmam Hatip Liseleri’nin ortaokul bölümü yeniden açıldı. Bunu 29 yeni İHL açılması izledi. Böylece okul sayısı 101’e çıktı. Bülent Ecevit ise tarihi barışma adına bunlara göz yummak zorunda kaldı.

22 Mart 2015 tarihli Yurt gazetesinin  ‘BÜYÜK KOALİSYON’ diye manşet attığını, o gün gazete almadığım için, birkaç gün sonra öğrendim. Tuhafıma gitti. Internette o günkü Yurt’u buldum:

“8 Haziran sabahı AKP-CHP ortaklığı konuşulacak”…

” – 7 Haziran genel seçimlerine 72 gün kala, siyaset dengelerini yerinden oynatacak bir yapılanmanın ayak sesleri duyuluyor: En çok oy alan iki partinin iktidar ortaklığı…

– MHP’nin oy artışının yanı sıra HDP’nin de yüzde 10’luk barajı geçme ihtimali bir hayli yüksek. Sonuç böyle olursa, AKP’nin salt çoğunluğu elinde tutması zor görünüyor.

– 4 partili Meclis’te ‘büyük koalisyon’ için AKP ve CHP masaya oturacak. Böylece ekonomik istikrar ve çözüm süreci devam ederken, kutuplaşmanın azalacağı da düşünülüyor.”

Bu satırları yazmak için insanın aklını peynir ekmekle yemesi gerekir. Kılıçdaroğlu, Ecevit’in düştüğü hataya düşer mi? AKP’nin CHP ile koalisyon yapmasına ne gerek var, MHP ya da HDP ile yapar. HDP ile koalisyon yapabilecekse onunla yapar. Ama CHP ile bir koalisyon olasılığının üzerine balıklama atlar ve 13 yıllık iktidarını meşrulaştırmak olanağını kaçırmaz. Takla atar, paspas olur!

CHP’nin şartsız/şurtsuz, sırf iktidar olmak amacıyla ya da Türkiye’yi kurtarmak idealiyle AKP ile koalisyon kurması kabul edilmez bir şeydir. Türkiye’yi kurtarmak için bile AKP ile şartsız/şurtsuz koalisyon yapmak ülkeyi kurtarmaz, zaten bizzat bu koalisyon Türkiye’yi bir daha ayağa kalmamak üzere batıracaktır.

Ancak ve ancak, öyle bir an gelir ki koalisyon yapmak zorunlu olur. O zaman, AKP’den noter tastikli bir taahhütname istemek zorunludur. Bu üstlenme senedi şöyle olabilir:

A.Bu koalisyon üç ay sürelidir. AKP, bu süre içinde, aşağıdaki hususları gerçekleştirilmesini kabul eder:

1.Partiler ve seçim yasalarını değiştirmek;

  1. Yüzde on barajını kaldırmak ya da %2’ye indirmek.
  2. 13 yıl boyunca çıkartılan torba yasaların cumhuriyet ilkelerine, insan haklarına aykırı maddelerini kaldırmak;

4.İmam-Hatip okullarını Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na ve kuruluş amaçlarına uygun hale getirmek; fazla imam-hatipleri klasik liselere dönüştürmek;

5.Camilerde imam ve hatiplerin siyaset yapmalarını kesinlikle yasaklamak, yasağa uymayanları meslektern ihraç etmek;

6.Diyanet İşleri Başkanlığı’nı “laik” anlayışa göre yeniden organize etmek;

7.Cem Evleri’nin  ibadet mekanı olduğunu kabul etmek;

8.Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay’ı reorganize etmek; üyelerini yargı mensuplarına seçtirmek;

9.AİHM, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Sayıştay kararlarını kesinlikle uygulamak.

10.Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu (HSYK), Yüksek Seçim Kurulu’unu (YSK) yeniden kurmak ve kesinlikle depolitize etmek;

11.Katı kuvvetler ayrılığı ilkesini kabul etmek ve kesinlikle uygulamak:

12.Yargıyı, yürütme ve yasamanın sultasından kurtarıp, denetimini kabul etmek;

13.Okullarda zorunlu din derslerini kaldırmak; din derslerinin okul dışında, Diyanet İşleri Başkanlığı sorumluluğunda verilmesini sağlamak;

  1. Türbanı ilk ve orta öğretimde, kamu hizmetlerinde yasaklamak;
  2. Özelleştirmeleri yeniden değerlendirmek ve yeni özelleştirme yapmamak;
  3. Başta 4 bakanlı ve bakan çocuklu olanları olmak üzere 16-25 aralık yolsuzluk dosyalarına yargı yolunu açmak; 13 yıllık iktidar dönemindeki bütün yolsuzluk iddialarını yargı değerlendirmesine sunmak;
  4. MİT’in 13 yıllık eylem ve işlemlerini denetime açmak:

18.Başta Suriye ve Irak olmak üzere, bütün komşularla yeniden dostluk bağı kurmak ve terorist İslami çeteleri desteklemeye son vermek;

19.Avrupa Birliği ile ilişkileri işler hale getirmek;

20.Kürtçülük sorununu, bütün siyasal partilerin katılımıyla TBMM’de bünyesinde, en yüksek demokrasi normlarına, uluslar arası sözleşmelere ve devletler hukukuna uygun bir anlayış içinde  çözümlemek.

B.Bu 20 madde  3 ay içinde yerine getirilmezse  protokolun yürürlükten kalkacağını kabul etmek; yeni siyasal partiler yeni seçim kanunu (ve kaldırılmış baraj) ile erken seçime gitmek. (Not: Bu 20 maddeye yenileri de eklenebilir).

AKP böyle bir taahhütname imzalar mı? Kendi bileceği iş!

CHP böyle bir üstlenme sözleşmesini görmeden, AKP ile koalisyon kurar mı?

Kurarsa, partinin kapısına kilit vurur!

***

1.Diyelim ki 7 Haziran seçimlerinde AKP, CHP, MHP ve HDP, TBMM’ne girdi. Böyle bir durumda, AKP’nin tek başına hükümet kurması olanaksız.

Bu oluşuma göre AKP’nin bir azınlık hükümeti de kurması olanaksız.

Demek ki, AKP hükümet için  MHP ya da HDP ile koalisyon kuracak. İkisi de Komünizmle Mücadele Dernekleri,  Milli Türk Talebe Birliği (MTTB, 1965-1980), Aydın Ocakları ve Türk-İslam Sentezi kaynaklı oldukları için,  AKP ile MHP koalisyonu daha mantıklı. Bir AKP&HDP koalisyonu tehlikeli bir macera olur.

 2.Diyelim ki AKP bir koalisyon kuramadı ve hükümet kurmak görevi CHP’ye verildi. CHP; MHP ve HDP’nin birlikte katıldığı,  gene üç ay süreli ve seçim kanunu ile partiler kanununu değiştirmek ve seçim barajını kaldırmakla görevli bir hükümet kurabilir. Kurmalıdır. Bu üç ay içinde son Torba Yasa ile gerekli görülen yasalar değiştirilir; polis ve yargı asli konum ve görev anlayışına çekilir, çektirilir ve demokratik bir erken seçime gidilir.

 3.AKP’nin tek başına hükümet kurması dışında, TBMM partiler yasası ve seçim yasasında değişiklik yaparak ve %10 seçim barajını kaldırarak üç ay içinde mutlaka bir erken seçime gitmelidir.

Bunlar benim olmazsa olmaz önerilerim.

CHP, başına bir felaket gelmemesi için, AKP ile kesinle koalisyon yapmayacağını dünyaya ilan etmelidir. Bu iddianın AKP’nin çıkardığı bir kara propaganda olduğunu da aklından çıkarmamalıdır!

Özdemir İnce

2 Nisan 2015

 

 

“NE OLACAK ŞİMDİ?” üzerine bir düşünce

  1. Geri bildirim: NE OLACAK ŞİMDİ?

Yorumlar kapalı.