NEDEN MÜSLÜMANLAR ÇAĞA UYUMSUZ?

25 haziranda yayımlanan yazımın başlığı “Müslümanlar neden çağa uyumsuz?” idi. Bugünkü yazının adı: “Neden Müslümanlar çağa uyumsuz?”
Bu konuda bir yazı daha yazacak olsam adı “Çağa Müslümanlar neden uyumsuz?” olabilir.
Türkçenin anlatım gücü işte yumuşaklıktan geliyor.
Sonuç olarak bir çağa uyumsuz bir insan topluluğu var: Kusur ya da suç çağda mı yoksa uyumsuz olan insan toplumu (topluluğu) mu? Toplum olamamış insan topluluğunda mı?
***
Ben “Müslümanlar neden çağa uyumsuz?” diye sorarken, ilgili insan yığışımına “Kadınlarınızı neden ‘dürüm’ haline getiriyorsunuz?” diye çıkışmıyordum. Bana ne!
Bakın ne demek istiyordum: Aranızdan iyi bankerler, sanayiciler, bakkallar, mühendisler, vb., çıktığını biliyorum. Para konusunda, el hak, toplumun sizlere benzemeyen kesimlerinden çok daha iyisiniz. İftihara geçersiniz!
Benim sorduğum şu: Aranızdan neden büyük fizikçiler, matematikçiler, kimyacılar, bilim adamları, büyük müzisyenler, ressamlar, heykeltıraşlar, yazarlar, filozoflar çıkmıyor? diye sormak istiyordum. O kendi tekke ve tarikat hesabınıza göre değil, dünya ölçüsüne göre. Sizin hesabınıza göre sıradan bir manzumeci olan Necip Fazıl kendi aranızda büyük şair.
Müslümanlar arasından, sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada adama benzer adam, bütün dünyanın imreneceği, örnek alacağı bir insan neden çıkmıyor? Böyle bir şey çağının çağdaşı olmadan ne yazık ki mümkün değil!
***
25 haziran 2010 günü yayınlanan yazıma aralarından kimi küncü beyinliler şöyle cevap veriyor: “Müslümanlar denilince İslâm deyince birilerinin zıvanadan çıkması, ayarlarının bozulmasının sebebi nedir acaba?… Bir de güdük Türkçesi ile çevirdiği romanda ‘Ezan’ı şarkı, ‘Minare’yi kule, ‘Kuran’ı ‘ağıt’ yapan utanmazlar kalkıp da Müslümanlar ve İslâm’a dair yazmıyorlar mı!… İşin en kötü yanı da o…”
Namertlerin sözünü ettiği “Utanmazlar” benim. Sözünü ettikleri kitap da “Simyacı”! Romanın kahramanı Katolik genç Fas’ta hayatında ilk kez bir cami ve minare görüyor, Ezan duyuyor. Bunlarla karşılaşınca gördüklerini neye benzetecekti bre adamsılar? Kendi çocuklarınız bile Ezan’a “Minare şarkısı” demiyor mu?
***
Ben, Türk-Müslümanlarının dünyanın öteki Müslümanlarından “başka” olduklarını neden yazıyorum? Bir zamanlar laik ve steril ortamda öğrenim görmeleri sayesinde uygarlaştıkları için! Bunlar ise travesti Arap’a dönüşmek istiyorlar! Edgar Morin’den hareketle, Avrupa’nın Hıristiyanlığı aştığı, “Post-Hıristiyan” döneme eriştiği zaman çağı yakaladığını ve çağın önüne geçtiğini yazdım. Müslümanların, İslam sonrasını yakalayarak geri kalmışlıktan kurtulabileceklerini, çağla buluşabileceklerini ekledim. Bunun örneği olarak da Laik Cumhuriyet’i verdim. Adamlar benimle uğraşıyorlar. “Ne zaman çağın adamı olacaksınız?” sorumu cevapsız bırakıyorlar. Kendileri bilir. Çünkü onlar olmadan da bir başka dünya kurmak mümkündür!