NEREYE BÖYLE KEMAL ÖZER YOLDAŞ

“Nereye boyle Kemal İozer yoldaş ?”
“Hiçbir yerin her yer olduğu bir yere be İozdemir yoldaş!”
***
Bulgarcanın bir özelliği dolayısıyla Bulgar yayıncılar adlarımızın telaffuz edilebilmesi için bizim “Ö”lerin önüne bir “İ” harfi koyarlardı : Kemal İozer, İozdemir Ince.
Adlarımızın böyle yazıldığını sanan ve şiirlerimizi Bulgarcadan çeviren İspanyollar, Portekizliler de adımızı “Y” harfiyle başlatınca, o “Yozer” oluyordu, ben de “Yozdemir”.
Böylece kendi yozluklarımızla (!) dalga geçiyorduk.
Kemal benden bir yaş büyük olduğu için, Bulgaristan’da yaşayan Fahri Erdinç ağabey bana “O senin ağabeyindir, lafını dinle!” derdi.
***
Kemal Özer’i birkaç gün önce sonsuzluğa yolcu ettik. 1950 kuşağının, İkinci Yeni’nin en önemli şairlerinden biriydi. İkinci Yeni’nin ilk yıllarından kalan ve İlhan Berk, Ece Ayhan, Cemal Süreya, Edip Cansever, Turgut Uyar sıralamasına bakmayın siz. Aslında bu sıralama bir yaş sıralamasıydı. Önem ve işlevsellik açısından hiçbir önemi olmayan bir “galat” idi. Yani bir yanlış, bir yanılsama idi.
Kemal’in ilk kitabı Gül Yordamı (1959) 1950 kuşağının en önemli kitaplarından biridir.
Ama ne yazık ki şimdiye kadar özgün ve zeki bir eleştirmen-sanat tarihçisi çıkıp gerçek rol dağılımını yapmak basiretini gösterememiştir.
Bunda, Kemal’in 1970’lerde bir süre suskunluktan sonra, İkinci Yeni’den bir celsede resmen boşanıp toplumcu şiirle ömür boyu izdivaç yapmasının da rolü olabilir ki, bu da son derece yanlıştır. Bu vesile ile ilk düzeltmeyi ben yapmış olayım !
***
Kemal Özer sadece bir şair değildi, bizim kuşağın önemli bir yayıncısıydı. A ve Yeni A dergilerinin kurucu kadrosu içinde yer aldıktan sonra, tek başına Şiir Sanatı dergisini kurmuştu. Yayıncılık aktifinde Uğrak Kitabevi Yayınları ile Yordam Yayınları da vardı. İkinci yayınevi şimdi başka ve emin ellerde yayıncılık hayatını sürdürmekte.
1965’te ben Paris’e ek okumaya giderken, Şiir Sanatı’na Paris Mektupları yazmamı istemişti. Dediğini yaptım ve düzyazı sanatına başlamam onun sayesinde oldu. Kendisine ilk borçlanmam budur !
Daha sonra, 1966’da bir mektup yazıp şiirlerimi kitap olarak yayınlamak istemişti. İlk kitabım Kargı’yı 1963 yılında İzmir’de kendi paramla yayınlayıp, bu en önemsediğim kitabımı rezil etmiştim. Bu kitap yıllar sonra bir yayınevinde ikinci baskı olarak yayınlanıncaya kadar bilinmezlik kuyusunun derinliklerinde can çekiştirmişti.
Kemal Özer ikinci kitabımı yayınlayarak beni resmen şiir kervanına eklemlemişti.
Kuşakdaşlarını sevmiş ve saymıştı, geçmiş ve yeni kuşaklara da çok adil davranmıştı. Özel hayatında da, yazın hayatında da pek benzeri olmayan bir alçakgönüllü hakemdi. Kimseyi kayırmadı, kimseye haksızlık etmedi.
***
Kemal Özer’in ölümü ile bir kez daha eksildi bizim 1950 kuşağı. Bu kuşak öyküde olsun, şiirde olsun, kurucu 1910 kuşağına eklemlenen ikinci kurucu kuşaktır.
Kemal’in “elini tutmadı onların da hiç kimse, kelimelerden başka” dizesi sadece onun değil hepimizin itiraf ve vasiyetimizdir.