OKUMAYA MERAKLI CUMHURBAŞKANI’NA LAİKLİK KONUSUNDA…

İlkin iki kitap adı vereyim, sonra Cumhurbaşkanı Gül’ün laiklik tanımıyla çekişiriz:
1.Henri Pena-Ruiz, “Qu’est-ce que la laïcité ?”, Folio/Gallimard, 2003.
Bu kitap “Laiklik Nedir ?” adıyla Gendaş Kültür Yayınları tarafından bu yıl (2007) Türkiye’de yayınlandı.
2.Henri Pena-Ruiz, “Dieu et Marianne”, Presses Universitaires de France, 1999.
Bir laiklik felsefesi kitabı. Henüz Türkçe yayınlanmadı. Bütün yayınevlerine tavsiye ederim. Çünkü Henri Pena-Ruiz dünyanın en önemli laiklik filozoflarından biridir, bence birincisidir.
Başka kitap okumaya meraklı olduğu söylenen Cumhurbaşkanı Gül olmak üzere aklı olan herkesin okuması gereken iki kitap.
***
Abdullah Gül, Çankaya’ya çıkmadan, TBMM kürsüsünden laikliğin yeni bir tanımını yaptı. Milli Görüş rahlesinden geçenler laiklik tanımı yapmaya pek meraklıdır:
“Cumhuriyetimizin temel ilkelerinden laiklik, bir hak ve özgürlükler sistemi olan demokrasinin içerisinde farklı hayat tarzları için özgürleştirici bir model olduğu kadar, bir sosyal barış kuralıdır da. Yalnız bu kadar değil: hemen her toplumda zaman zaman baş gösteren çatışma ve kavga unsurlarını daha baştan ortadan kaldırmanın en kestirme yolu da yine laiklik ilkesine bağlılıktır. Coğrafyamıza özgü gerçekleri düşündüğümüzde, din ve vicdan özgürlüğünü de içinde barındıran laiklik ilkesinin değerini daha iyi kavramış oluruz.”
***
Cumhurbaşkanı Gül’ün yaptığı bu laiklik tanımının laiklikle uzaktan-yakından bir ilişkisi yok. Zaten diplomasının hakkını vermek sorumluluğunu hisseden hiçbir hukukçu böyle bir tanımı kabul etmez. Çünkü laiklik bir kılık-kıyafet yönetmeliği olmadığı gibi kavga ayırıcı hakem de değildir. Tam tersine herkes laiklik kuralına uyarsa zaten kavga çıkmaz.
Cumhurbaşkanı Gül, hayallerinden vazgeçmeye niyetli değil. Laikliği ille İslamileştirecek, eşinin türbanına legal bir dayanak bulacak. Ama bulamaz ! Ancak bazı yolcuların bindikleri otobüsü namaz molası için cami önlerinde zorla durdurması gibi islamo-faşist baskıların (Milliyet, 05.09.07) Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesiyle ilişkisi düşünülmelidir.
***
Milliyet gazetesinde (30.08.07) Cumhurbaşkanı Gül’ün laiklik tanımını değerlendiren hukuk bilimi adamları bu tanımın AKP usulü İslamcı bir tanım olduğunu söylüyorlar. En kestirme yanıtı Prof.Dr.İbrahim Kabaoğlu veriyor:
“Bu tanım, laikliğin kuramsal tanımında yer almadığı gibi, laikliğe böyle bir amaç da yüklenemez. Laiklik, öncelikle neyin yapılmaması gerektiğini belirler. En başta hukuk kurallarının dinsel buyruklardan esinlenmemesi demektir.”
Milli Görüş rahlesinden geçenlerin şunu unutmaması gerekir: Din siyasete karıştırılamaz, ama laiklik dine ve siyasete karışmak, onları denetlemek zorundadır. Din ve politikanın ayrı ayrı özgürleşmesi laiklik değildir. Laiklik dini sınırlarlar. Laiklik, birey ve toplumu dinlerin baskısına karşı korur. Cumhurbaşkanı Gül, ilkin bu ilkeyi kabul etmek zorunda.