OLMUYOR HASAN CEMAL BEY !

Romancı Mehmut Uzun, Milliyet gazetesinde (17 kasım 2006) Hasan Cemal’in bir sorusunu yanıtlıyor (lütfen dünkü yazımı hatırlayın) :
“Kürtçe roman yazmak, Türkçe ya da Farsça yazmak gibi değil. Çünkü senin dilin yasaklı bir dil. Eğitimden, iletişimden, modern yaşamdan uzaklaşmış bir dil. İğdiş edilmiş bir dil yani. Bu dille zengin, modern bir edebiyat yapmak çok zordu.”
***
Söyleşi yapan kimse böyle bir yanıtla karşılaştığı zaman, başka sorular sormak zorundadır:
-Kürt dili ne zaman yasaklandı ?
-Kürtçe yasaklanmadan önce bir yazılı edebiyat dili miydi ?
-Kürtçeyi kim iğdiş etti ?
Bu sorular sorulmaz ve doğru yanıtlar alınmazsa bütün suç Cumhuriyet’in üzerine yüklenir. Bu sorulara eklenecek sorular da var:
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Kürtçe yasaklanmış mıydı ? Osmanlı egemenliği altında Bulgarlar, Rumenler, Sırplar ve Yunanlar kendi kültürel rönesanslarını yaptılar, ekonomik bakımdan Müslüman uyrukların üzerine çıktılar, Yahudiler, Gutenberg’ten yüz yıl sonra Selanik’te, Osmanlı topraklarında ilk matbaayı kurdular. Bu süre içinde Kürtler ne yaptılar ?
Bu soruyu yanıtlamak gerekir. Kürtçeyi iğdiş eden Kürt toplumu olamaz mı ? Aynı coğrafyada yaşamalarına karşın neden birkaç lehçe var ?
Bu söyleşide ne Hasan Cemal ne de Mehmet Uzun dürüst !
***
Mehmet Uzun konuşuyor: “Kürtçe roman yazmaya başladığım zaman elimde Musa Anter’in 1960’larda hapiste hazırladığı incecik bir sözlük vardı. Bir de Mehmet Emin Bozarslan’ın sözlüğü, 19. yüzyıldan kalma bir sözlüğün çevirisi.”
Sözlük yoksa suç kimin ? Mehmet Uzun konuşuyor:
“Ben de bir tokatla tanıştım Türkçeyle. Benim anadilimle bağım böyle koptu. Eğitim dilinin, kültür dilinin Türkçe olması, Kürtçeyle bağımı koparttı. Dili yasaklamak insanlık suçudur. İnsanı anadilinden koparmak vahşettir. Bir insanı kendi dilinden koparmak, insanın ruhunu, gelişimini engelliyor. Bence Kürtçe yasağı, Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük yanlışlarından biridir.”
***
Anadil evlerde yasaklanmaz, yasaklanamaz, yasaklanabilseydi, Mehmet Uzun evinde Kürtçe öğrenemezdi. Kürtçenin öğrenim dili olmamasını Mehmet Uzun yasaklama olarak adlandırıyor. Sorular ve yanıtlar birbirini yönlendirmediği için söyleşi Mehmet Uzun’un ağıtına dönüşmüş. Hasan Cemal, üniter bir devlette Kürtçe öğrenim yapılamayacağını anımsamıyor, anımsatmıyor. Oysa önlerinden güzel bir söyleşi alanı var : Kürtçe okullarda öğretilemez miydi ?
Başka bir soru: Kürtçenin yasaklanması (!) sizin yazılı Kürt edebiyatı yazarları ile ilişki kuramamanıza mı neden oldu ? 19.yüzyılda Kürtçe ile yazmış beş romancı ve beş şair adı sayar mısınız ? Ziya Gökalp şiirlerini neden Kürtçe yazmadı ?
Hasan Cemal, Mehmet Uzun ile söyleşi yapmıyor, smaç çakması için top kaldırıyor, amigoluk yapıyor. İşte bu nedenle yazımın adını “Olmuyor Hasan Cemal Bey !” koydum