OMURGALI MHP

Siyasî parti (eskiden fırka, farklı görüşe sahip topluluk), benzer siyasî görüşleri paylaşan kişilerin bir ülkenin yönetiminde söz sahibi olmak üzere kurdukları örgütlere verilen isimdir.Siyasî partilerin geçmişi insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlar kabileler halinde yaşarlarken bile onları yöneten önderlere muhalefet eden gruplar oluşturmuşlardır. Bu grupların siyasi partilerin kökenini oluşturdukları söylenebilir. Siyasî partilerin geçmişi kesinlikle demokrasiden daha eskidir. Monarşiyle yönetilen toplumlarda bile her zaman toplumu yöneten kişinin (kral, sultan, imparator, şah, padişah, han vs.) görüşlerine karşı çıkan gruplar mevcut olmuştur. En otokratik yönetimlerde bile bu muhalif gurupların ülkelerinin yönetiminde söz sahibi olma gayretleri yok olmamıştır. Bu gayretler demokrasiden önceki dönemlerde sanıldığından çok daha sık bir oranda başarılı olmuşlardır. En güçlü ve en sert diktatörler bile aslında çevrelerindeki insanlara memnun ettikleri sürece güçlerini koruyabilmişlerdir. Bu yüzden de iktidara karşı çıkan güçlerin başarılı olma ihtimallar her zaman saklı kalmıştır. Örneğin Osmanlı padişahlarına karşı bile muhalefet her zaman mevcuttu. Yeniçeriler bazen padişahı tahttan indirebiliyorlardı. Anadolu halkının bile zaman zaman ayaklanma çıkararak istedikleri siyasi amaçları elde etme imkânları mevcuttu.                                        Modern anlamdaki siyasî partilerin oluşması, Fransız Devrimi sonrasında başladı. Önce Avrupa’da, sonra da dünyanın diğer bölgelerinde çeşitli siyasî görüşlere sahip kişiler resmen bir araraya gelerek örgüt kurmaya ve yapılan seçimlerde bu örgütler topluca ülkelerinin yönetiminde söz sahibi olma hakkını kazanmaya başladılar. Halen günümüze kadar varlığını sürdürebilmiş en eski partiler arasında 1830’larda İngiltere’de kurulmuş Muhafazakâr Parti ile aynı dönemlerde ABD’de kurulmuş Demokratik Parti gösterilebilir. Türkiye’nin en eski partisi ise 21 Mayıs 1889’da İttihad-ı Osmani adı altında padişah II. Abdülhamit’i tahttan indirmek amacıyla kurulan dernektir. Sonradan İttihat ve Terakki Cemiyeti adını alan bu örgüt II. Meşrutiyet’in ilanının ardından 18 Ekim-8 Kasım 1908 tarihleri arasında toplanan kongresinde siyasî parti haline geldiğini ilan etti.(Vikipedi, özgür ansiklopedi )

***

Konumuz Milliyetçi Hareket Partisi:

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ

İdeolojisi: Türk milliyetçiliği, Ülkücülük, Atatürk milliyetçiliği,Türkçülük-Turancılık, Dokuz Işık

Siyasi pozisyon: Aşırı sağ

Milliyetçi Hareket Partisi (kısaca MHP), 9 Şubat 1969 yılında kurulan, Türk-İslam ülküsü ve özellikle Türk milliyetçiliğini savunan bir Türk siyasî partisi. Kurucusu Alparslan Türkeş olan partinin, günümüzdeki genel başkanı Devlet Bahçeli’dir. Amblemi kırmızı zemin üzerine üç beyaz hilâldir. 2015’te yapılan son genel seçimle birlikte, mecliste partiden 80 milletvekili bulunmaktadır.

MHP’nin esasını İslam dininin şekillendirdiği Türk milliyetçiliğini temel alan Dokuz Işık doktrinini temsil etmektedir. Ülkücüler, Komünizm, Kapitalizm, Siyonizm karşıtı, Antifaşizm, Anti emperyalizm’i savunan milliyetçi bir siyaseti savunmaktadır. Dokuz Işık doktrini arasında milliyetçilik, ülkücülük en önemli yere sahiptir.

MHP, 8-9 Şubat 1969 günlerinde Adana’da yapılan genel kongrede Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin adını Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirmesiyle kurulmuştur. Büyük Kongreden sonra toplanan ilk genel idare kurulunda partinin amblemi “Üç Hilâl” olarak kararlaştırılmış ve aynı toplantıda MHP Gençlik Kolları için de “Hilâl içinde Kurt” amblemi benimsenmiştir. MHP’nin bir de Türklerin özgürlüğünü temsil ettiğine inanılan bozkurt işareti vardır.

MHP, 1969 ve 1973 genel seçimlerinde büyük başarılar sağlayamamıştır. Suat Hayri Ürgüplü kabinesinde “Türkeşçi” olarak tanımlanan üç bakan vardı: Mehmet Altınsoy, Hazım Dağlı, Mustafa Kepir. 1965 seçimlerinde parti %2,2 oy aldı. Milli Bakiye sistemiyle 11 milletvekili çıkardı. 1 senatörü vardı. 1968’de 14’lerden dört kişi partiden istifa etti. 1969 seçiminde Alparslan Türkeş Adana’dan milletvekili seçildi, 1973’e kadar MHP mecliste bir kişiyle temsil edildi. 1973 seçiminde 3 milletvekiliyle meclise girdi. 1 Nisan 1975’de 1. Milliyetçi Cephe Hükümeti (39. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti)’ne girdi. Alparslan Türkeş ve Mustafa Kemal Erkovan kabinede yer aldı. 22 Temmuz 1977’de oy oranını %3.4’ten, % 6.4’e çıkartarak 16 milletvekiliyle mecliste grup oluşturdu ve senatoya bir üye soktu, bu seçimin ardından kurulan 2. Milliyetçi Cephe Hükümeti (41. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti)’nde ise biri başbakan yardımcılığı olmak üzere beş bakanlıkla temsil edilerek büyük bir atılımda bulundu: Alparslan Türkeş (başbakan yardımcısı), Agah Oktay Güner, Cengiz Gökçek, Gün Sazak ve Sadi Somuncuoğlu.

Milliyetçi Hareket Partisi, milliyetçi muhafazakar tabana seslendi. MSP ile görüş farklılığı milliyetçilik üzerindeydi. Alparslan Türkeş “Başbuğ” olarak nitelendiriliyordu. MHP, ÜGD, MİSK ve Pol-Bir kuruluşlarıyla toplumsal örgütlenmeye gitti. Birçok MHP’li 1970’lerdeki çatışmalarda sol görüşlüler tarafından öldürüldü. Ülkücülerin çatışmalara çekilmesinin fitilini, Ankara Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi ülkücü Ertuğrul Dursun Önkuzu’nun sol görüşlü öğrencilerce 3 gün boyunca işkence edilerek, 23 Kasım 1970 tarihinde öldürülmesi olayı ateşledi. Bu olaydan sonra, sol görüşlü gençlerle, ülkücü gençler sık sık çatıştı. Ülkücü, gazeteci, yazar ve milletvekili İlhan Darendelioğlu, milletvekili ve bakan Gün Sazak, MHP İstanbul İl Başkanı Recep Haşatlı ve oğlu sol örgütlerin düzenlediği faili meçhul suikastlerde öldürüldüler.

MHP 1975’ten 12 Eylül Darbesine kadar bütün yurtta yaşanan terör olaylarında, Ülkü Ocakları’nın partiyle ilişkilendirilip suçlanmasıyla karşılaştı. Bozkurtlar veya “komando” olarak nitelenen gençler ile sosyalist sol militanların çatışması birçok kaynakta ülkenin bir iç savaşa sürüklendiği şeklinde yorumlandı ve askerler darbeden sonraki bildirilerinde en çok buna vurgu yaptılar. Bozkurtların baş sloganı Tanrı Türk’ü Korusun şeklindeydi. Parti bazılarınca nasyonal sosyalistlikle suçlandı, sol görüş taraftarlarınca faşistlikle itham edildi. Partililer her iki suçlamayı da reddetti ve Atatürk ilkelerine uygun olarak “Türk-İslam Ülküsü” (Ülkücülük) görüşünü savunduklarını dile getirdiler. MHP içindeki çalkantılarda görüşleri ırkçılığa yakın olarak tanımlananlar zamanla partiden atıldı. Türkeş, 1976’da Mekke’ye gidip hacı oldu. 1977’de Milli Selamet Partisi’nden umudunu kestiğini açıklayan Necip Fazıl Kısakürek’in desteğini kazandı. MHP’nin resmi günlük gazetesi Her gün gazetesiydi. Daha akademik olan Ortadoğu gazetesinde milliyetçi ve mukaddesatçı profesörler yazıyordu. Bayrak, Millet ve Milli Ülkü gazeteleri ile Adalet Partisi’nin yayın organları da partiye destek veriyordu. Töre dergisi partinin görüşlerini bilimsel tabanda araştırıyordu.

12 Eylül 1980 darbesinin ardından kapatılan MHP çizgisi, 1983 yılında yeni siyasal partiler kurulmasına izin verilince Mehmet Pamak tarafından kurulan Muhafazakar Parti tarafından temsil edilmiştir. Bu parti 1985 yılında adını Milliyetçi Çalışma Partisi olarak değiştirmiştir. 1987 referandumundan sonra Türkeş’in siyasi yasağı kalkınca, MHP’nin tarihsel lideri, MÇP genel başkanı olmuştur.

27 Aralık 1992’de, 1979 yılındaki delegeleriyle toplanan MÇP Kurultayı, Sadi Somuncuoğlu’nun tüm çabalarına karşın MÇP’nin feshine, 24 Ocak 1993 tarihinde yapılan olağanüstü kongreyle ise partinin adının MHP olarak değiştirilmesine karar vermiştir.

Aralık 1995 genel seçimlerinde % 8.2 oy alan MHP, % 10’luk seçim barajını aşamadığı için milletvekili çıkaramadı.

Alparslan Türkeş’in vefatından sonra, 6 Temmuz 1997’de yapılan olağanüstü kurultayda iki aday Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş ile Devlet Bahçeli arasında yapılan seçim yarışını Devlet Bahçeli kazandı ve genel başkanlığa seçildi.

MHP, 1999 Türkiye genel seçimleri’nde % 17.98 oy alarak DSP’nin ardından en çok oy alan ikinci parti oldu ve 129 milletvekili çıkardı. Kurulan DSP-ANAP-MHP koalisyonunda, biri başbakan yardımcılığı olmak üzere 12 bakanlık alarak, ikinci büyük koalisyon ortağı oldu. 5. Ecevit Hükümeti’ne katılırken Rahşan Ecevit’le sorun yaşayan MHP, yine de koalisyonda uyumla çalıştı, ancak ekonominin çökmesi üzerine dışarıdan getirilen Kemal Derviş ile uyuşamadı. Eylül 2002’ye gelindiğinde TBMM’de 125 milletvekili kalmıştı.

Daha sonra iktidardayken Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin aldığı 3 Kasım seçim kararı ile seçime gidildi. 2002 Türkiye genel seçimleri MHP için büyük bir yıkım oldu ve %18 olan oy oranı %8.3’e düştüğünden MHP parlamentoya giremedi.

2007 Türkiye genel seçimleri’nde %14.29 oy alarak 71 milletvekilliği kazanmış ve mecliste yeniden grup kurmuştur. 2009 Türkiye yerel seçimleri’nde, biri büyükşehir olmak üzere 10 ilin belediye başkanlığını, toplamda da 490 belediye başkanlığı kazanmıştır.

Son olarak 2015 Türkiye genel seçimleri’nde %16,29 oy alarak 80 milletvekilliği kazanmış ve yeniden grup kurmuştur. Birinci olabildiği tek il ise Devlet Bahçeli’nin memleketi “Osmaniye” olmuştur.(Vikipedi, özgür ansiklopedi )

***

Evet, konumuz Milliyetçi Hareket Partisi. İdeolojik kaynağı, Yusuf Akçura’nın Üç Tarz-ı Siyaset  adlı kitabında ele aldığı üç tarzdan biri olan Pantürkizm. Öteki ikisi Osmanlıcılık ve İslamcılık. Günümüzde  MHP’nin öteki iki ideolojiyle aşılandığı görülmekte.

Oysa Cumhuriyet’i o kitapta yer almayan dördüncü ideoloji kurdu: DEVRİMCİ ÇAĞDAŞLAŞMA!

Dolayısıyla MHP’nin Cumhuriyetçilikle, Atatürkle hiçbir ilişkisi yoktur. AKP ile birlikte aynı kaynakları kullanmaktadır: Milli Türk Talebe Birliği, İlim Yayma Cemiyeti, Aydınlar Ocağı, Komünizmle  Mücadele Dernekleri…

Tabanları arasındaki geçirgenlik buradan kaynaklanmaktadır.

Bu nedenle,AKP’ye 13 yıllık iktidarı boyunca en sıkışık zamanlarında arka çıkmıştır: Bunun en tipik örneği, bir  devrim yasası olan Öğretimin Birleştirmesi Yasası’nı (Tevhid-i Tedrisat Kanunu) ortadan  kaldıran “4+4+4 Yasası”na verdiği destek. MHP, Cumhuriyet ve devrim karşıtı bütün eylemlerinde AKP ve öteki Erbakan partileriyle işbirliği yaptı

Bu partinin genel başkanı 8 Haziran 2015 günü saat 01.05’te partisini ana mahalefet makamına tayin etti. Nedeni yok!

Bu parti koalisyon kurmak için anayasanın ilk dört maddesine dokunulmamasını şart koşuyor. Yani laik ve demokratik devleti baş savunucusu (!), ama  AKP ile koalisyon kurmak için “Kuran’a el basma”sını  şart koşuyor. Bu  nasıl cumhuriyetçilik, bu nasıl Atatürkçülük?

Ağzını açan MHP’li partilerinin omurgalı, ilkeli bir parti olduğunu ileri sürüyor. Anlaşılan omurgaları sürüngen omurgası, çok esnek. Omurgalarıyla, iktidardan düşmüş AKP iktidarda tutuyorlar:

-TBMM başkanlığı seçimi;

-Terör konusunda meclis araştırma komisyonu kurulması için  TBMM’de yapılan oylamada AKP ile birlikte red oyu kullanması:

-RTÜK başkanlığı seçiminde CHP’nin başkanlığı vermesine karşın uzlaşmaz tutumu.

-Ve büyük bir olasılıkla AKP’nin azınlık kumpas hükümetini destekleyerek vatana ve millete hizmet  (!) edecek.

MHP, düşmansız yaşayamayan, var olamayan tuhaf bir parti: 1980 öncesinde, bütün sola ve devrimcilere, komünistlere, Türkiye  İşçi Partisi’ne (TİP), CHP’ye, Atatürkçülük adına düşmandı. Günümüzde de Atatürkçülük (!) adına HDP’ye, bütün sola ve devrimcilere, komünistlere düşman!

Siyasal parti olarak bir başka proğramı, projesi ve düşüncesi yok.

Yöneticilerinin kendi omurgaları yok, omurgaları ortak ve bundan gurur duyuyorlar. Başbuğ Devlet Bahçeli’nin eline fırsat  geçse Başyüce RTE’yi kesinlikle aratmaz!

Uzatmaya gerek yok: Dinsel ve etnik kimlik aşk ve bağımlılığı bir tür esarettir. AKP, MHP, HDP siyasal parti değil kimlik esiri cemaatlerdir.

CHP ve oy tabanı kişilik (karakter) sahibidir. Yani özgürdür!

Seçmen halkın bunu görmesi içi birkaç fırın ekmek yemesi gerekiyor.

ÖZDEMİR İNCE

5 AĞUSTOS 2015

“OMURGALI MHP” üzerine bir düşünce

  1. Geri bildirim: OMURGALI MHP

Yorumlar kapalı.