ORMAN İŞLERİ

Kevser halamın kocasına “Dede” derdim. Koca Çizmeli Ormancı Ahmet (Uygun) Efendi. Atının nallarının yankılı sesini anımsıyorum. Karanlıkta çakmak gibi kıvılcımlar sıçratırdı.
Annemin babası Demirışık Köyü İmamı ve Muhtarı Kör İbram (İbrahim Çopur) Toros’un tepelerinde katran ocakları kurar, katran üretirdi ve Mersin’de Havaca Naum’a satardı.
Çam pürenlerinde kaymasın diye yemenimin altına katran sürerdim.
Beni tanıyanlar tersini düşünürler ama ben denizden çok dağları ve ormanları severim.
***
Bayram değil seyran değil bu orman işleri de nereden çıktı, diyeceksiniz. Bugün hem bayram, hemi de seyran! Mersin Orman Bölge Müdürlüğü’nün düzenlediği Doğa Yürüyüşü’nün beşincisi bugün başlıyor. Yarın da yürüyüş var.
Son elli yılda, beni hayal kırıklığına uğratmayan belki de yalnızca orman işleri oldu. Bütün yangın felaketine karşın. Son 50 yılda orman alanlarımız genişledi ve gençleşti. Dilerim yanılmıyorumdur.
Mersin Toroslarında orman alanlarının genişlediğine ve gençleştiğine gözlerimle tanığım.
***
Mersin Orman Bölge Müdürlüğü bana bölge ormanlarıyla ilgili bir dosya göndermiş. Bakmam için. Baktım ve edindiğim bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum:
Orman yangınları bakımından birinci derece risk altında bulunan bölgede son otuz yıla göre yıllık ortalama 385 hektar orman yanarken 2003 yılında bu rakkam 112 hektara düşerek üç kat azalmış, 2004 yılında 24 hektara düşerek 17 kat azalmış ve 2005 yılında 13 hektara düşerek 30 kat azalmış.
Bölge Müdürlüğü sınırlarında daha önce 804.000 hektar olan orman varlığı, çalışmalar sonucu 40.000 hektar artmış ve 844.000 hektar olmuş. Türkiye’nin orman varlığı yüzde 26 iken Mersin’in orman varlığı yüzde 52’den yüzde 54’e ulaşmış.
***
Bölge Müdürlüğü’nün Akdeniz’de 235 kilometre sahil şeridi var. Mersin nüfusunun yüzde 22’si orman bölgelerinde yaşıyor.
Sahilden itibaren 1200 metre yüksekliklere kadar kızılçam ormanları bulunuyor. 900 metre yükseklikten itibaren karaçamla karışık kızılçam ormanları, biraz daha yukarlarda saf karaçam ormanları var. 1100 metre yükseklikten itibaren karaçam, sedir karışık ormanları devam ediyor. Sonra da saf sedir ormanları.
Doğal ve suni yolla yapılan gençleştirilme sonucu 205.000 hektar genç orman oluşturulmuş.
***
Gönderilen “Sedir” dosyasının üzerinde genç sedir ormanlarının öyküsü yazıyor: Kozalakların toplanması, tohumların ayrılması, kozalakların taşınması ve ekilmesi, sedir gençlikleri ve sedir ormanları.
Fotoğrafların birinde sırtlarında tohumluk sedir kozalaklarını taşıyan delikanlılar. Birinde karların içinde sedir tohumları eken genç kadınlar.
Sırtımda çuval taşıyamam artık, ama karların içine sedir tohumu ekmek isterim.
***
Ormancılar böylesine kahramanca çalışmalarla ormanlarımızı koruyup zenginleştirirken, varsayımsal turizm ve rant uğruna sahillerimizin yağmalanmasına göz yumulmasını anlamak mümkün değil.