PARANIN DİNİ VE İMANI…

Kalvenizm tartışmasını en iyi İslamcı yazarlar değerlendirdiler. Bizzat Fethullah Gülen “Kanaatim o ki bugün, yenilenmesi gereken din değil, dindarlığımız olmalıdır” dedi. Fethullah Gülen’in reform bağlamında tutucu olduğu görülüyor.
Ali Bulaç ise yapılan benzetme ve yakıştırmaları “uygunsuz bir analoji” olarak nitelendirmektedir. (Milliyet, 28.1.2006)
Üçüncü yazısı (5.2.2006) epeyce Osmanlıcı olsa da, bu konuda en kapsamlı yazıyı Yeni Şafak’ta (22, 29 Ocak 2006) Mustafa Özel yazdı.
***
Ama hiçbir yazı ve yorum “Paranın dini, imanı yoktur” deyimi kadar gerçek ve doğru olamaz.
Feodalizm ve kapitalizm örneklerinde görüldüğü gibi toplumsal ve ekonomik gelişmenin dinamik ve motorları toplum sınıflarının doğasındadır. Din, bir toplumsal kategoridir ama kesinlikle ekonomik oluşturucu (kompozan) değildir.
***
Ama Avrupa İstikrar Girişimi hazırladığı rapor ile dini hem politikaya hem de ekonomiye alet ediyor. Nakşibendilik, Nurculuk ve AKP İktidarı hesabına tarihsel ve ekonomik gerçekleri tersyüz ediyor. Bu nedenle AİG’den ve onun ulusal ve uluslararası ilişkilerinden derin bir kuşku duyuyorum. AİG (ESİ) raporu, Pagan, Hıristiyan, Musevi ve Müslüman “Kayserili”nin 2 bin yılda oluşmuş niteliğini, Nakşibendi ve Nurcu yorumu ile zorla modernite kaftanı giydirerek İslam’a yüklüyor. Sanki moderniteye yatkın Kayserili’yi nurculuk, nakşibendilik yaratmış gibi. Kimbilir, belki de İslam Kalvenizmi olarak piyasaya sürülen nurculuk ve nakşibendilik etkisi olmamış olsaydı Kayserili çok daha hızlı kapitalist ve modern olabilirdi.
AİG (ESİ) klasik Kayserili’nin boyama taktiğini İslam Kalvenizmi gözbağıcılığıyla günümüz Kayserilisine yutturmaya kalkıyor. Kayserili girişimcinin alın terine ve cesaretine sahip çıkıyor.
Kayseri’nin Anadolu Kaplanları’nın dinsel inancına hem kendi adıma, hem de yasalar adına saygı duyarım. Kuşkusuz siyaset ve ekonomide İslamı referans yapmadıkları, Cumhuriyet ilke ve düzenine bağlı ve saygılı oldukları sürece.
Kayserili paranın dini ve imanı olmadığını, vicdan ve ahlakın sadece Müslümanlara özgü nitelikler olmadığını bilecek kadar Kayserili’dir. Çünkü dedelerinden Tahtakale Yahudi esnafının ahlaki nitelikleri övdüğünü çok sık duymuştur.
***
AİG (ESİ) raportörlerine bir uyarım var: Kayseri dokuma fabrikası ile Şeker Fabrikasını kuran Cumhuriyet’e lütfen saygı duyun. Kayserili ilk kapitalist birikimini, eserleri günümüzde haraç-mezat satılan planlı devlet ekonomisi, kamu sanayii sayesinde yapmıştır.
Cumhuriyet kuruluşundan bu yana dini siyasete alet edenlerle mücadele etmek zorunda kaldı. Şimdi de dini ekonomiye alet edenlerle uğraşacak artık. Dini dine alet etmesi gerekenler ortalıkta görünmüyor. Din dinden başka bir şeye alet edilmediği zaman hem din, hem Türkiye, hem de dünya kurtulacak. (Salı günü devam edecek.)