PARTİ KAPATMAK

18 Nisan 2008 tarihli Hürriyet gazetesinde  “PARTİ  KAPATMAK KOLAYLAŞTIRILMALIDIR” adlı bir yazı yayınlamıştım. Bu yazıyı o zaman gazetede okuyan var mı, bilemem, ama şimdi buyurun ve okuyun!

Bazı uyanıklar siyasal partilerin her ne olursa olsun kapatılmamasını, ama olmazsa, zor kapatılması gerektiğini  demokrasinin onuru (!)  için savunurlar. Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin partiler mezarlığı haline geldiğini ileri sürerler. Cumhuriyet’in 1970’lere kadar türlü çeşitli sol partileri statükoyu koruma bahanesiyle vırt-zırt kapattığı doğrudur. Anayasa ve Siyasal Partiler yasasının “laiklik” koşuluna bağlı olarak kurulan ama fırsatını bulunca demokrasiyi, laik devlet düzenini İslamileştirmek suretiyle rejimi değiştirmek isteyen partilerin suçüstü kapatıldığı da doğrudur.

AKP iktidarı da kanıtlamıştır ki, Anayasa’ya bağlı ve bağımlı olarak kurulan siyasal partiler Cumhuriyet’in eğitim-öğretim sistemini anayasa ve devrim yasalarına karşın cayır ciğnemektedir. Bu nereye kadar devam edecek? Bu gidişi durdurmak gerekmez mi? Elbette gerekir! Hükümet darbelerine, halk ayaklanmalarına engel olmak için bu türden partilerin kapatılması mutlaka kolaylaştırılmalıdır. AKP, parti kapatılmasının neden daha da zorlaştırılmasını istemektedir? Armudun pişip ağzına düşmesi için!

Demokrasi ve cumhuriyet, kendilerini ortadan kaldıracak tuzağa düşecek kadar enayi olmamalıdır.

Buyurun 7 yıl önce yayınladığım yazıyı taze taze okuyun!

 

Özdemir İnce

20 Nisan 2016

***

PARTİ  KAPATMAK KOLAYLAŞTIRILMALIDIR

“Parti kapatmak zorlaştırılmalıdır” klişesine karşı çıkacak birini umutla bekledim. Boşuna ! İş gene “tamirci”ye düştü ! “Parti kapatmak zorlaştırılmalıdır” demenin “Sürücü belgelerinin iptal edilmesi zorlaştırılsın” demekten farkı ne ?  Bence hiçbir farkı yok !

Bir siyasal parti neden kapatılır ? Anayasa ve yasalar tarafından saptanmış kurulu düzen’i (müesses nizam’ı) değiştirmeye kalkıştıkları için kapatılırlar.

Bir zamanlar, anayasalar ve yasalar kurulu düzenin seçim marifetiyle değiştirilmesine izin vermedikleri için, aşırı sol parlamentarizme karşı idi; parlamentarizmi kabul eden sosyalist ve komünist partileri aforoz ederlerdi.

Türkiye bunun örneklerini yaşamıştır: Türkiye İşçi Partisi (TİP), TBMM’de legal muhalefet yaparken DEVGENÇ, MDD, THKO ve THKP-C  neden kurulmuştu acaba ?

Paragrafın başına dönelim : Anayasa ve yasalar kurulu düzeni temsil ederler. Yasalar, Anayasa’nın  verdiği sınırlar içinde değişebilir. Sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada.

Kafaların anlaması gereken bir şey daha yazacağım :  Parlamenter demokratik düzende  anayasanın değişmez, değiştirilemez maddelerini değiştirmeyi istemek şiddet kullanmak niyetini gösterir. Değişiklikleri türlü çeşitli hile, fitne, fesat ve desise ile değiştirmeye kalkmak da şiddet kullanmakla eşdeğerlidir.

Dil bilincinden yoksun olanlar ne demek istediğimi anlayamazlar. Bu nedenle bir örnek vereceğim:

13 Nisan 2008 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan, Leyla Tavşanoğlu’nun Prof.Dr.Yaşar Gürbüz ile yaptığı söyleşiyi okudunuz mu ? Çağdaş bir bilim adamına yaraşır bir şekilde “Din totaliter bir ideolojidir!” diyor. Bu çok önemli ! Çünkü dini kendine referans yapmış bir siyasal partinin demokratiyi benimsemesi olanaksız ve  totaliter olması kaçınılmazdır. Gizlemek istese de gizleyemez ! Tıpkı AKP gibi.

Yaşar Gürbüz “İngiltere dünyanın en demokratik ülkelerinden birisi. Yazılı bir anayasası yok. İktidara gelenler hatta isteseler diktatorya bile kurabilirler. Ama bunu akıllarının ucundan bile geçirmezler” diyor.

Adım başı İngiltere örneğini vererek Anayasa’yı yol geçen hanına çevirmek isteyenler yukarıdaki cümleyi iyi okumalarıdırlar. Her şey ortada !

İngiltere’de yazılı anayasa yok ama hiçbir parti kurulu düzen’i değiştirecek bir girişimde bulunmuyor.Bizde kurulu düzen’in şekli Anayasa’da yazılı, ama İslamcı Milli Görüş partileri kurulu düzen’i temsil eden, devletin şekliyle, cumhuriyetin nitelikleriyle ve Anayasa’nın değiştirilemeyecek hükümleriyle ilgili 1, 2, 3 ve 4. maddelerine karşı düşmanca düşünce ve duygular beslemekteler. Beslemekten vazgeçmedikleri gibi amaçlarına ulaşmak için Makyavel’e bile meydan okuyorlar. Bu durumda, parti kapatmayı zorlaştırmak Anayasa’nın 1, 2, 3 ve 4.maddelerini rafa kaldırmak anlamına gelmiyor mu ?  Anayasa’ya saygı ve bağlılık bilinci oluşmadıkça bir ülkeye demokrasi yerleşmez. Bu nedenle, Türkiye’de parti kapatmak kolaylaştırılmalıdır ! Efendim ? Buyurun tartışalım !

(Hürriyet, 18 Nisan 2008)

 

 

 

“PARTİ KAPATMAK” üzerine bir düşünce

  1. Geri bildirim: PARTİ KAPATMAK

Yorumlar kapalı.