PRANGAYA DAİR

Kutsal Halk başta olmak üzere demokrasi kimsenin umurunda değil! Siz afra tafralarına bakmayın, yontulmamış sağ için demokrasi bayramlık elbisedir. Bayramdan sonra dolaba kaldırırlar. İslamcılar mı? Kuran’daki demokrasi herkese yeter yahu!. Zaten anayasal demokrasi de ne oluyormuş, Kuranî demokrasi olmaz ise ona demokrasi bile denilemez.
Demokrasi, AKP iktidarı söz konusu ise, Avrupa Birliği’nin de umurunda değil demokrasi. AB’nin AKP ile yaptığı kirli koalisyonun amacı zaten o değil. “Kızoğlan kız ama altı aylık gebe” durumunun kamuflajı.
Eğer Kutsal Halk demokrasiyi bilip seviyorsa ve ona ihtiyacı varsa, İktidar’ın referandum meydanlarında yaptığı konuşmaları dinledikten sonra, kullanacağı oyun altın değerinde olduğunu mutlaka anlayacaktır. Demokrasi aşığı ve demokrasiye ihtiyacı olan bir halk, “EVET!” tehditlerini umursamaz ve “EVET!” demez.
Avrupa Birliği’nin Türkiye ile ortaklığının (!) temeli demokrasiye dayansaydı, müfettişlerini çoktan referandum meydanlarına (cinayet mahalline) göndermişti.
***
Süleyman Demirel iktidarının, anımsadığım kadarıyla, Anayasa Mahkemesi’ne pek işi düşmedi ama Danıştay’la arası pek bozuktu. Danıştay kararlarını uygulamaktan pek hazzetmezdi. Ama Anayasa Mahkemesi’ni, Danıştay’ı hedef seçtiğini, bu iki yüksek mahkemeyi “Pranga!” ilan ettiğini anımsamıyorum.
Dünya’nın yüz ülkesinden yüz âkil adam bulup bir kurul oluşturulsa, AKP iktidarı sadece Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve HSYK politikası yüzünden, demokrasi konusunda, yüz üzerinden sıfır alır. AKP iktidarının hali, otomobile zurna gibi sarhoş binip bütün trafik kurallarını çiğnedikten sonra sürücü belgesine el konulan sürücünün trafik polisinden şikayetçi olmasına benziyor. TBMM’de çıkardığı yasalar Anayasa’ya uygun değilse, muhalefet ne yapsın, Anayasa Mahkemesi ne yapsın? Anayasa’nın temel maddelerine, Cumhuriyet’in kurucu felsefesine önce o, kendisi, saygı gösterecek!
AKP iktidarının birçok işi yasalara uygun değil, yasalara uygun yapılmıyor. İşin içinde türlü çeşitli şaibe, katakulli, oyun ve kayırmalar oluyor. Bu uygulamadan zarar görenler, zarar görenlerin vekilleri, temsilcileri ne yapacak? Hakkını aramak için elbette Danıştay’a gidecek. Danıştay da gasp edilen, el konulan hak ve payları iktidarın elinden alıp adaleti sağlayacak.
***
Demokrasiye inanan, demokrasinin sınırları içinde kalmak isteyen hiçbir iktidar Anayasa Mahkemesi ile Danıştay’ı pranga olarak ilan edemez. Bu iki yüksek mahkemeyi emir ve kapı kulu haline getiremediği için onları engel olarak görüyor ve bu engeli ortadan kaldırmak istiyor. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na gelince, orayı da evrak bürosuna çevirmeyi amaçlıyor. Gizli hedef: Tek parti ve tek adam iktidarı!
“Ana rahmine haklı düşenler”, “sağsolcular”, “yeni mürteciler”, “naylon demokratlar”, “bobstil liberaller” de böylece muratlarına ererler ve Cumhuriyet’ten intikam almış olurlar.
Ancak güvendikleri dağlara kar yağdığında, ağlamak için eski dostlarını aramasınlar!
[Beni neşelendirecek referandum sonucu: “Evet” yüzde 49.9, “Hayır” yüzde 50,1]