“ŞERİAT TÜRKİYE’DE ANCAK DARBEYLE İKTİDARA GELEBİLİR”

Bu yazımın konusu bir kez daha Neşe Düzel’in pazartesi konuklarından birinin ilginç görüşleri. Kemal Karpat “Şeriat Türkiye’de ancak darbeyle gelebilir” (Radikal, 4.12.06) diyor. Kemal Karpat’ın yakın geçmiş ve günümüz tarihsel olay ve olgularıyla ilgili ilginç düşünceleri kuşkusuz bu cümle ile sınırları değil.
Kemal Karpat’ın başta şeriat olmak üzere Türkiye’ye ilişkin düşüncelerini 3, 7 ve 24 Ağustos 2004 tarihlerinde yayınlanan yazılarımda eleştirmiştim. Okumanızı tavsiye ederim.
Kemal Karpat elbette bir “Prof.Dr.”, ama Romanya’da imam-hatip okullarına benzer bir okulda okuyup mezun olmuş. Görüşlerinde bu okulun zihninde bıraktığı derin izler var.
***
Kemal Karpat, Naşibendilik, Kadirilik ve Rifailik gibi tarikatları hem dini hem de toplumu modernleştirecek oluşumlar olarak görüyor ve “Bugün bunların içinde en iyinin Fethullahcılar olduğunu görüyorum” diyor.
Tarikatların, devrimcilerin yanında yer alacaklarına inanan Kemal Karpat “Çünkü ben modernleşme dinden geçmezse modernleşme tamam olmaz diyorum” diye düşünüyor.
Din nasıl modernleşecek ? Bu soruyu yanıtlamaya yanaşmıyor. Müslüman ülkelerde dinsel modernleşmenin selefi görüşe dayandığını, selefi görüşün de El Kaide’yi dünya getirdiğini bilmiyor mu ?
O, dinin bireysel inancın sınırlarını aşıp bir toplumsal dönüştürücü rolü oynaması gerektiğini düşünüyor. Bu düşüncenin laik düşünce ile çeliştiğini, örneklerine bakarak görmek istemiyor. Oysa, din kurumu “din”e dönmedikçe, dünyevi ve kamusal kaldıkça modernleşemez.
***
Kemal Karpat, “İslamda her şey rahat bırakılsa, ortalık güllük gülistanlık olur demiyorum. Çünkü bir din kendi kendine hareket etmez. O dini harekete geçiren, şekillendiren, o din adına medeniyetler ya da korkunç düzenler yaratan toplumlardır. İslam 11.yüzyılda çok durgunlaştı ve geriledi. Görüyorsunuz, dünyanın en düşük standartlarıyla yaşayanlar Müslüman toplumlar. Niye ? Çünkü İslam adına kuvveti eline geçiren zümreler ve hanedanlar, güçlerini ve varlıklarını sürdürmek için İslam’ı gerekçe olarak kullandılar” diyor.
Böyle bir anlayış içinde bizim tarikatlar dini ve toplumu nasıl modernleştirecekler, bunun yönteminden söz etmiyor. Din mi toplumu, toplum mu dini şekillendirdi ? Bu, soruyu da sormuyor kendine.
Bu sorunun yanıtını Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranların bulmuş olduklarını da görmüyor.
***
Kemal Karpat, Türkiye’ye yönelik olarak “Şeriat devleti kurmak isteyenler bu ülkede kesinlikle halk oyuyla iktidara gelemezler. Dışardan ve içerden bir sürü desteklerle ve darbeyle iktidara gelebilirler” diyor.
Doğrudur ! Pek beğendiği AKP de bu gerçeği gördüğü için Fethullah Hoca’nın izinden giderek başta okullar olmak üzere devlet kurumlarını ve ekonomiyi ele geçirmeye çalışıyor. Bu operasyonda en önemli silahları da imam-hatip okulları. Bu konuda da hiçbir yorumda bulunmuyor. Çünkü imam-hatip benzeri okulların toplumun modernleşmesinde önemli bir rol oynadığına inanıyor. Kendisi de böyle bir okulda okuduğuna göre…