SİVİL VATANSEVERLİK

1978 yılıydı. İstanbul’dan karayolu ile Atina’ya gidiyorduk. Efemiye’nım teyzem ile Yorgo amcam, kızları Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı Prof.Dr.Ioanna Kuçuradi, Ülker ve ben. Selanik’te durduk. Uluslararası Aristoteles Felsefe Konferansı vardı. Dünyanın dört bir yanından filozoflar, felsefeciler gelmişti. Konferansı düzenleyen Selanik Ticaret ve Sanayi Odası, katılanlara Aristoteles’in doğduğu Halkidikya’daki Stagira köyünün yakınlarında bir otelde öğle yemeği verdi. Yemekten önce kısa bir konuşma yapan Selanik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı’nın bir cümlesini 30 yıldır unutamadım:
“Değerli konuklar, değerli filozoflar Aristoteles’in toprağına ayak basmış olan sizlerin artık ülkemizin gönüllü elçileri olacağınıza bütün kalbimle inanıyorum.”
***
Ticaret ve sanayi alanlarında çalışanların meslek örgütünün başkanının böyle konuşması etkilemişti beni. Kendi ülkemizi, ticaret ve sanayi meslek örgütlerinin yöneticilerini düşündüm. Böyle şeyler Türkiye’de de bir gün olur mu diye kıskançlığa kapıldım.
Ama bu kıskançlık doğduğum kent Mersin’de mutluluğa dönüştü. 2000 yılından itibaren Ticaret, sanayi, tarım, deniz ticaret, ticaret borsası gibi meslek örgütlerinin ve belediyelerin yaptıkları katkılar, “para”nın sanat ve kültürün yanında yer alabileceğini gösterdi. Önemli olan bilinçsizlik engelinin bilince dönüşmüş olmasıydı.
Gaziantep Ticaret Odası’ndan aldığım mektup bu bilincin Anadolu’ya yayılmakta olduğunu gösteriyor. Gaziantep Ticaret Odası, Can Dündar’ın danışmanlığında “Kefen Bayraklı Kale: Gaziantep” adlı bir milli mücadele belgeseli hazırlatmış.
***
Gelelim bugünkü yazımın konusuna: İstanbul Ticaret Odası (İTO) ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Taksim Metro İstasyonu’nda “Bir Sarışın Kurt” (14 Ocak-4 Şubat) ve “Bir Hürriyet Türküsü” (18 Mart-1 Nisan) adlı iki müthiş sergi düzenledi. İki sergi de İstanbul Ticaret ve Sanayi Odası’nın 125. kuruluş yılı kutlama etkinlikleri kapsamı içinde açıldı. İki sergi de Fahri Özdemir’in hiç bilinmeyen fotoğraflardan oluşan zengin koleksiyonundan yararlanmıştı.
Daha sonra, “Bir Sarışın Kurt” sergisi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Ticaret Odası tarafından bir albüm-kitap olarak yayınlandı. İçerdiği fotoğrafların yanı sıra madde olarak dünya ölçeğinde bir yapıt. Prof.Dr.Halil İnalcık’ın yapıtın başında yer alan “Atatürk ve Atatürkçülük” başlıklı metni, tarih bilincinin sindirildiği günümüzde tam anlamıyla bir başkaldırı dersi örneği.
***
“Bir Sarışın Kurt” sergisi ve albümü, “Bir Hürriyet Türküsü” sergisi dolayısıyla Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş’ı şükranla kutlarım. Ancak çaba ve katkılarının “Bir Hürriyet Türküsü”nün de albüm olarak yayınlanması ile taçlanması gerekiyor.
Bir de bu iki serginin okullara ve başka kentlere götürülmesi de düşünülmeli. Tarihimizden utandırılmak çabalarının yoğunlaştığı şu günlerde bu yüzleşmeye çok ihtiyacımız var.