SOSYETE İMAMLARI

Yazı konusunda şanslı olduğumu yazmış mıydım ? Ben gündemi izlemem yazılarımda ama sanki gündemi yaratan olaylar benim yazılarımı izler. Gene ve bir kez daha öyle oldu : Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve İmam-Hatiplerle ilgili dizi yazım sona ererken Diyanet’ten sorumlu Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu imdadıma yetişti ve Akşam gazetesinden Deniz Güçer’e müthiş bir demeç verdi (Akşam, 8.12.2007). Söz konusu demeçten alıntılar:
***
“Din olayı, kırsal kesimin, varoşların ilgi alanı gibi bir ayrışma gözlemleniyor. ‘Camiye bir tek kırsal kesimden, varoşlardan insanlar gider’ gibi algılanıyor. Ancak dini değerlerin toplumun her kesimi tarafından paylaşılması lazım.”
“Bir yargı var. Mesela sanatçı umreye gidiyor. Haber oluyor. İçecek, içmeyecek diye soruluyor. Halbuki saygı duyulması lazım. İnancını kendine göre yerine getiriyor. Toplumun her kesimine doğru bilgi ulaşması gerekiyor.”
(Özdemir İnce : Toplumun her kesimine bilgi Türkçe Kuran eğitimi ile ulaşır !)
“O kesimlere mevcut kadrolarla ulaşmak zor. Kadrolarımızın bilgi, görgülerini arttırmaya çalışıyoruz. En azından üniversite mezunu olsun diyoruz. İmam-hatip kültürüyle bu olmaz. Ayrışmayı gören herkes ‘homojen hale nasıl getirilir?’ diye düşünmeli. Mesela yüzde 4 olan üniversite mezunu yüzde 20’lere çıktı. Yüzde 100’e çıkması lazım.”
“Çalışanlarımız hem sosyolog, hem psikolog hem sosyal antropolog olacak. Toplum içinde yaşıyorlar. Namaz kılmakla iş bitmiyor. Halkı, camiye geleni de tatmin etmemiz gerekir.”
“Farklı sosyal kesimlerden insanlar, örneğin Etiler’den umreye gidiyorlar. Bu kesimlerin de din ihtiyaçları oluyor. Oraya ulaşmak lazım. Diyanet’in o noktaya gelmesi lazım. Bugünkü kırsal kesime yönelik söylemle oraya ulaşılmaz.”
***
Yukarıya koyduğum itiraz notu dışında Devlet Bakanı Yazıcıoğlu’nun görüşlerine katılıyorum. Çözüm olarak da “Hem İhsan Doğramacı hem Ali Doğramacı’ya ilettim. Özel üniversiteler de ilahiyat fakülteleri açmalı” diyor.
Ancak ayrıldığım bir nokta var : Bilkent Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu imamlar sadece sosyete mahallelerine değil Türkiye’nin bütün köylerine gidebilmeli.
İş gelip Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na ve bu yasaya bağlı olarak kurulan İmam-Hatip liselerine dayanıyor. Siz iyi imam-hatip mezunlarını vali, kaymakam, savcı, öğretmen, avukat, mühendis yaparak toplumu İslamileştirmeyi hedeflerseniz, İslam dinini elifi görüp mertek sanan imam-hatiplere teslim edersiniz. Öneri : İmam-Hatip liselerini Robert Lisesi, Galatasaray Lisesi düzeyine çıkartın ve mezunlarının (bazılarını değil) hepsini özel üniversitelerde okutun. Sadece İlahiyat fakültelerinde değil, sosyoloji, felsefe, filoloji, edebiyat bölümlerinde okutun ve bunları Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun dediği gibi Diyanet İşleri hizmetlerinde kullanın. Ama siz işin tersini yapıyor, İHL’nden militanlar mezun edip sivil meslekleri İslamileştirmek için yedi dereden su getiriyorsunuz. İtiraflar için teşekkürler Sayın Bakan !