SU UYUR AKP UYUMAZ!

Su uyur AKP uyumaz ya da Cumhuriyet, İslamcı AKP ile uzlaşamaz!

Türkiye Cumhuriyeti’nin PKK, İŞİD, FETÖ ve öteki terör örgütleriyle büyük sorunları var ama en büyük sorun AKP’den kaynaklanıyor.

AKP, muhalefetle değil Cumhuriyet ile uzlaşmak zorunda.

Aynı zamanda muhalefet de Cumhuriyet ile uzlaşmak zorunda.

Çünkü AKP, “uzlaşmak”tan kendisine muhalefet edilmemesini anlamakta. Muhalefet yapmaz, AKP’nin bütün uygulamalarına ses çıkartmazsan, onunla uzlaşmış (!) ve suça ortak olmuş olursun!

AKP’nin muhalefet ile hiçbir sorunu yok. Olsa da bu uzlaşmazlığın hiçbir kıymet-i harbiyyesi yok.

Canını sıkarlarsa, yürüyüşüne engel çıkarırlarsa, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile siyasal partileri kapatır.

Onun sorunu Devrimci Türkiye Cumhuriyeti ile.

Onun sorunu Cumhuriyet anayasasının ilk dört maddesi ve Devrim Yasaları’nı koruyan 174. maddesi ile.

AKP, Türkiye için, PKK’dan, İŞİD’den, FETÖ’den çok daha tehlikeli:

Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti üzerine kendi parelel İslamcı devletini kuruyor. Amacını gerçekleştirmek için akıl dışı manevralar yapıyor:

İç politikada seçmeni DİN’le, hurafe ile, Allah ve Kitab’la uyutabilir ama dış siyasette bunların hiçbirinin hükmü geçmez.

Kendine oy veren kitle  gerçek dışı ve saçma Suriye siyasetinin büyüsüne (!) kapılabilir ama TSK Suriye sınırından içeri girdiği andan itibaren, savaş kumarında kazanmak yurt içinde seçim kazanmaya, seçmen kazıklamaya benzemez.

Sen kazansan da kumarhaneye borçlu çıkarsın.

AKP, Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliği için Suriye’ye girmedi; kendi rejimini kurabilmek için onu kumar masasına yatırdı.

Cumhuriyet yenilse de kendine kapacağı payın hesabını yapıyor.

MHP’ye, HDP’ye söyleyecek sözüm yok.

MHP, AKP’nin gönüllü istepnesi. HDP ise erişkin (reşid) ve özgür bir parti değil.

Geriye kala kala CHP kalıyor!

CHP, AKP’nin uzlaşma (!) afyonunu yuttukça, “birlik ve beraberlik” hamasetine teslim oldukça onun suç ortağı olur ve hesabı öder.

Hacıyatmaz AKP ile iş tutmak Ülke’nin ve Cumhuriyet’in yararına değildir. Allah göstermesin, AKP Suriye’de bozguna uğrarsa, yapacağı ilk iş CHP’yi KHK (Kanun Hükmünde Kararname) ile kapatmak olacaktır.

CHP,  Ülke’yi ve Cumhuriyet’i korumak ve kurtarmak istiyorsa, AKP’ye meydan okumak zorundadır.

Generallerin, profesörlerin, yargıçların, avukatların, mühendislerin, öğretmenlerin nasıl olup da Fettullah’ın peşine düştüklerine saşırıyorlar ama aynı insanların AKP’nin büyüsüne (!) kapılmasını doğal karşılıyorlar ve demokrasinin (!) zaferi ilan ediyorlar.

CHP,  Ülke’yi ve Cumhuriyet’i korumak ve kurtarmak istiyorsa, AKP’ye meydan okumak, büyüyü bozmak, Kanun Hükmünde Kararname Darbesi’ne karşı durmak ve Cumhuriyet’e sahip çıkmak zorundadır.

Özdemir İnce

31 Ağustos 2016

***

Kendi ulusal kurtarıcılarından nefret eden,  kendi Cumhuriyet’ine düşman olan, tarihin dışında yaşamayı seçmiş bir siyasetçinin, onurlu bir ulusun özgürlük simgesi büyük bir kahramana küfür etmesi hiç de şaşırtıcı değil. Bu türden küfürlere 1991 yılında misliyle cevap verilmişti:

 COMANDANTE CHE GUEVARA

Bir kent var, dilimi konuşmayan

Comandante Che Guevara

Bir gece var, uykumu uyumayan

Comandante Che Guevara

Bir tezgâh var, bezimi dokumayan

Comandante Che Guevara

Bir kapı var, denize açılmayan

Comandante Che Guevara

Bir çatı var, gökyüzünden çok uzak

Comandante Che Guevara

Bir hayat var, ayağıma dar gelen

Comandante Che Guevara

Bir ölüm var, ölmekle bitmiyor

Comandante Che Guevara

Düşün son menzilinde bir durak

Comandante Che Guevara

Gölköy, 23.8.1991

ÖZDEMİR İNCE