“TANKLAR VE SÖZCÜKLER”

Dünkü yazımda, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doçent Dr. Nuran Yıldız’ın “Tanklar ve Sözcükler” (Alfa Yayınları) adlı kitabından uzun bir alıntı yapacağımı yazmıştım. Kitabın önsüzü şöyle başlıyor :
***
“Bu kitabı yazmama yol açan asıl neden, iletişim yöntemi konulu konferanslarımda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iletişimi ve siyasete etkisini anlattığımda konferans sonrasında muhatap olduğum bir soru. Katılımcılardan biri ‘ABD, İngiltere gibi çağdaş ülkelerde askerler siyasetten uzak dururken, Türkiye’de neden siyasete müdahil oluyorlar ? Bu demokratik midir ?’ sorusunu bir şekilde soruyor.
Hakkında en çok konuşulan ancak çok az şey bilinen Türk ordusunu, neredeyse hakkında hiçbir şey bilmedikleri çağdaş ülke ordularıyla siyasi pratikler üzerinden karşılaştıran soru sahiplerine ben de bu konuda ne bildiklerini soruyorum. Yanıtları genellikle suskunluk ya da genel geçer bilgilerden öteye gitmiyor. Onlara Hollywood’da Pentagon’un bir bürosu olduğunu, 1-2 protest yapımcı/yönetmen dışında neredeyse tüm film senaryolarının bu büroya 5 kopya halinde sunulduğunu, Pentagon yetkililerinin, filmlerdeki tüm diyalogları Amerikan politikaları doğrultusunda denetleyip düzenlediklerini bilip bilmediklerini soruyorum. Pentagon’un strateji danışmanlarından Barnett’in yazdığı Pentagon’s New Map (Pentagon’un Yeni Haritası) kitabında anlattığına gibi, ABD’nin uluslar arası politikalarının Pentagon tarafından belirlendiğini bilip bilmediklerini soruyorum. Ya da demokrasinin beşiği İngiltere’de, başta ordu komutanı olmak üzere generallerin İngiliz politikaları hakkında kamuoyu önünde tartıştığını, Irak konusunda – ki son kertede Tony Blair’in başbakanlığı bırakmasına neden olan – bu işin ayyuka çıktığından haberleri olup olmadığını soruyorum.
Deneyimlerim TSK’nın iletişimi ve diğer ülkelerle karşılaştırılması konusunda ciddi anlamda kafa yoranımızın olmadığını gösteriyor. ‘Çağdaş ülkelerde asker siyasete karışmaz’ klişesini aşabilen de pek yok. Üstelik bu klişe cümle medya aracılığıyla sürekli yeniden, yeniden üretiliyor.”
***
Merak ediyorum, soru sahipleri Dr.Nuran Yıldız’ın bu açıklamasından sonra “Ama asker ABD ve İngiltere’de darbe yapmıyor ki !” diye çıkışmıyorlar mı ?
Sahi ABD ve İngiltere’de asker neden darbe yapmıyor ? Sivil iktidarın silahlı kuvvetlerden çok daha güçlü görünmez bir ordusu olduğu için mi, yoksa sivil iktidarlar askeri iktidarla yaptığı sözleşmeyi bozmadığı için mi ? Başka bir soru : ABD, İngiltere ve Fransa’da sivil iktidar, silahlı kuvvetlere rağmen, dilediği politikayı uygulayabilir mi, örneğin atom bombası üretmesi için Türkiye’ye yardım edebilir mi ?
Kazı koz anlayanlar, benim askeri darbelerden yana olduğumu ileri sürmeye sakın kalkışmasınlar. Ne askeri darbelerden ne de askerin siyasete müdahalesinden yanayım. Malumattraşların (bu sözcüğü yeni uydurdum) hoşuna gitmeyecek ama yazmam gerekiyor : Bütün sivil iktidarların dünyanın her yerinde silahlı kuvvetlerin verdiği, anlaşmaya dayalı bir özel izinle hükümet olduğunu , temsilî demokrasilerde halk iradesinin büyük bir yanılsamaya dönüştüğünü çok iyi biliyorum. Despotik yöntemle anayasa yapılamayacağını da !….