TARİH- COĞRAFYA SIFIR

Efendim, bugün,  tarih ve coğrafya derslerinden öğretmenler kurulu kararıyla sınıf geçmiş zevata, eksiklerini  tamamlamak amacıyla hızlı bir ders vereceğiz. Ders programı şöyle:

– Giriş

– Almanya’nın Birleşmesi

– Almanya’nın 16 eyaleti

– Sonuç

Giriş:

Edebi ve siyasi yazılarımı yeterince izlemiş olanlar, bilgi edinme ve üretme, sanatsal yaratı ve üretimle ilgili olarak sık sık başvurduğum bir metaforu bilirler: İnsan vücudunda, insan beyninde, bilgi salgılayan; şiir, roman, öykü üreten; resim ve heykel yaptıran, müzik besteleten, tükrük bezi benzeri,  bir salgı bezi yoktur. Bu konularda insan beyni bir aküye benzer. Önce dolduracaksın aküyü, sonra azaldıkça, boşaldıkça besleyeceksin.

Sol’un bir bölümü bu gerçeği bilirler, aküyü doldururlar ve bu nedenle dünyayı anlama ve yorumlama yetenekleri vardır. Milliyetçi sağın çok küçük bir azınlığı akü doldurmayı bilir. İslamcıların akü doldurmaya gereksinimleri yoktur (!): Allah onlara kulak ve Kuran vermiştir. “Kulaktan duyma” yeter. Osmanlı tarihinde, “kulaktan duyma”nın ve Kutsal Kuran’ın; tarih-coğrafya-yurtbilgisi, aritmetik-geometri, toplama-çıkartma-bölme ve çarpma konularında yeterli olmadıklarını kanıtlayan yüzlerce örnek vardır.

AKP kadrosunun en küçüğünden en büyüğüne, dünyayı anlayıp yorumlayacak nesnel, bilimsel bir bilgi birikimleri yoktur. Özellikle de menkıbe ve safsata sandıkları “Tarih” konusunda. 

Geçenlerde bunları en büyüklerinden biri Osmanlı devletinde eyalet sistemi olduğunu söylüyor ve ABD ile Federal Almanya’yı olumlu örnek olarak gösteriyordu.

Osmanlı, Anadolu beyliklerini kılıç zoruyla ortadan kaldırdığı için, devletinde, özerk devlet türünden bir eyalet sistemi hiçbir zaman olmamıştır. ABD, eyaletlerin (özerk devletlerin) kendi iradeleriyle birleşmesinden meydana gelmiştir.

Federal Almanya’ya gelince: Ancak çok ciddi bir lise öğrenimi görmüş, belleği kuvvetlilerin hatırlayabileceği bilgileri bilmek yeter.  AKP’de bu bilgilere sahip bir tek adam olmadığı görülüyor. Ben hem onları, hem bazılarınızı zahmetten kurtarmak için, Vikipedi, özgür ansiklopedi’den doğruluğunu kontrol ettiğim iki alıntı yapıyorum:

AKP’ye karşın 2 kere 2, 5 etmez!

***

Almanya’nın birleşmesi (Vikipedi, özgür ansiklopedi)

.1871-1918 arası Alman İmparatorluğu. Bu coğrafî yapılanma, çok uluslu Avusturya İmparatorluğu‘nun Almanca konuşulan bölümünü dışarıda bırakan küçük Almanya (Kleindeutsch) çözümünü temsil etmektedir.

Resmî olarak Almanya‘nın birleşmesi ile siyasî ve idarî olarak birleşik bir ulus devletin ortaya çıkması 18 Ocak 1871’de Fransa‘daki Versay Sarayı‘nın Aynalar Galerisi‘nde gerçekleşti. Fransa-Prusya Savaşı sonrası Fransızların silah bırakmasının ardından, Alman devletlerinin prensleri Prusyalı I. Wilhelm‘i Alman İmparatoru ilan etmek için bir araya geldi. Pratikte, Almanca konuşan halkların çoğunluğunun birleşik bir devlet altında toplanması, resmî ve soylu yöneticiler arasındaki gayri resmî ittifaklar sayesinde bir süredir düzensiz olarak gelişmekteydi. Ancak birleşme fikirleri, tarafların kendi çıkarları yüzünden Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu‘nun 1806’da dağılması ve Napolyon Savaşları‘nın gerçekleşmesi üzerine kuvvetlenen milliyetçilik hareketlerine kadar neredeyse yüz yıl gecikerek aristokratik bir deneme olmaktan öteye gidemedi.

Yeni ulusun din, dil, sosyal ve kültürel açılardan çeşitli radikal değişimlere uğramasına sebep olan birleşme ise 1871 tarihinin, geniş çaplı birleşme sürecinin sadece küçük bir parçası olduğu izlenimi vermektedir. Kutsal Roma Cermen İmparatoru sık sık “Tüm Almanların İmparatoru” olarak anılmakta ve soylu sınıf üyelerine “Alman Prensleri” ya da “Almanya’nın Prensleri” denilmekteydi.

500’den fazla bağımsız devlet barındıran Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu, imparator II. Franz, Üçüncü Koalisyon Savaşı sırasında 6 Ağustos 1806 tarihinde tahttan çekildiğinde fiilen sona erdi. İmparatorluğun çöküşüyle gelen yasal, idarî ve siyasî karmaşaya rağmen, eski imparatorluğun Almanca konuşulan bölgelerindeki halkın dil, kültür ve hukukî gelenekler konularındaki ortak noktaları Fransız Devrim Savaşları ve Napolyon Savaşları sırasında paylaşılan tecrübelerle daha da kuvvetlendi. Hanedan ve mutlakiyete meydan okuyan Avrupa liberalizmi, birleşme için zihinsel bir temel oluşturdu. Alman liberalizmi ise bunun dışında bir coğrafî bölgedeki halkın gelenek, eğitim ve dil konularında birleşmesinin önemini vurguladı. Ekonomik açıdan, Prusya‘nın gümrük birliği olan Zollvereinin oluşturulması ve ardından Alman Konfederasyonu‘ndaki diğer devletleri de içerecek şekilde genişlemesi devletler arasındaki ve içindeki rekabeti azalttı. Yeni ortaya çıkan ulaşım imkanları iş ve eğlence seyahatlerini kolaylaştırarak orta Avrupa’ya yayılmış Almanca konuşan halkların birbiri ile iletişim içinde bulunmasını kolaylaştırdı.

1814-1815 Napolyon Savaşları sonrasındaki Viyana Kongresi‘nin sonucu olarak ortaya çıkan etki alanı diplomatik modeli, Orta Avrupa’daki Avusturya egemenliğini güçlendirdi. Fakat, Viyana’daki arabulucular Prusya’nın Alman devletleri arasında ve içinde artan gücünü hesaba katmayarak, Prusya’nın Alman devletleri içinde Avusturya ile liderlik mücadelesine girebileceği öngöremediler. Bu Alman ikiliği birleşme sorununa iki farklı çözüm getirdi: Kleindeutsche Lösung, küçük Almanya çözümü (Avusturyasız Almanya) ya da Großdeutsche Lösung, büyük Almanya çözümü (Avusturyalı Almanya).

Tarihçiler, Prusya başbakanı Otto von Bismarck‘ın 1866’daki Kuzey Almanya Konfederasyonu‘nu geri kalan bağımsız Alman devletlerini de içerecek bir şekilde genişletmek için baştan beri bir planının mı olduğu yoksa sadece Prusya Krallığı‘nın gücünü genişletmek amacında mı olduğu konusunda anlaşamamıştır. 19. yüzyılda Bismarck’ın Realpolitikinin gücüne ek olarak bazı dış etkenlerin de erken dönem modern devletlerinin siyasî, ekonomik, askerî ve diplomatik ilişkilerini yeniden düzenlemesine neden olduğu sonucuna varmışlardır. Danimarka ve Fransız milliyetçiliğine tepkiler, dikkatleri Alman birleşmesiyle ilgili ifadelere çekti. Üç bölgesel savaşta kazanılan askerî zaferler -özellikle Prusya’nın kazandıkları- politikacıların birleşmeyi desteklemek için kullanabilecekleri bir coşku ve gurur kaynağı oldu. Bu tecrübe Napolyon Savaşları’nda özellikle de 1813-1814’deki Altıncı Koalisyon Savaşı‘ndaki iki yönlü başarıyı yansıtıyordu. Avusturyasız bir Almanya’nın kurulmasıyla, 1871 yılındaki siyasî ve idarî birleşme, en azından ikilik sorunu çözdü.

TEKİN YAYINLARI

Almanya’nın 16 eyaleti (Vikipedi, özgür ansiklopedi)

Eyalet Başkent
Berlin Berlin
Baden-Württemberg Stuttgart
Bavyera Münih
Brandenburg Potsdam
Bremen Bremen
Hamburg Hamburg
Hessen Wiesbaden
Mecklenburg-Vorpommern Schwerin
Aşağı Saksonya Hannover
Kuzey Ren-Vestfalya (Nordrhein-Westfalen) Düsseldorf
Renanya-Palatina Mainz
Saarland Saarbrücken
Saksonya Dresden
Saksonya-Anhalt Magdeburg
Schleswig-Holstein Kiel
Thüringen Erfurt
 

TEKİN YAYINLARI
 

SONUÇ:

Derdimiz elbette Almanya’nın, daha sonra İtalya’nın birleşme tarihini metazori öğretmek değil.

Osmanlı, Anadolu Beylikleri’ni ortadan kaldırmasaydı, Kurtuluş ve Kuruluş Savaşını bu beylikler kazansaydı, Cumhuriyet eyaletler sistemiyle kurulurdu. “Üniter Devlet” felsefesi,”ulus devlet” ilkesiyle kurulmuş Türkiye’yi, kimse karpuz gibi dilimleyemez. Tabii, Türkiye  Cumhuriyeti devletinin, AKP tarafından sokulacağı saçma ve gereksiz bir savaşta yenilmesi dışında. O zaman, sevgili sultanları Vahidettin’in imzaladığı[1] Sevr anlaşması yürürlüğe girer.

Özdemir İnce

28 Nisan 2017

—————————————————-

[1] HEr ne kadar “İmzalamadı!” diyorlarsa da…