TARİKATLARIN KAN DAVASININ NEDENİ

Tarikatçı ağızlara bakacak olursak Kurtuluş Savaşı’nı tarikatlar kazanmıştır. İslamcılara inanacak olursak birinci Meclis şeyh ve hocalarla dolu olduğu için demokrasinin doruklarında dolaşmaktadır. Ancak Kemalizm tarikatlara ihanet etmiş, onları kapatmıştır!
***
30 ekim 1925 tarih ve 677 sayılı tekke ve zaviyeleri kaldıran yasa durup dururken ortaya çıkmamıştır. Bu yasa Şeyh Sait İsyanı ile, Şeyh Sait İsyanı da hilafetin kaldırılmasıyla ve Musul sorunu ile ilgilidir. Musul sorunu ile Şeyh Sait İsyanı’nın gerisinde Musul petrollerine el koymak isteyen İngiltere vardır:
3 Mart 1924 : Hilafetin kaldırılmasını ve Osmanoğulları hanedanının yurt dışına çıkartılmasını öngören 431 sayılı yasa.
20 Eylül 1924 : Musul Sorunu Milletler Cemiyeti’nde görüşülmeye başlandı. Sınırda Türk ve İngiliz askerleri arasında gerginlik çıkması üzerine Cemiyet 29 Ekim’de geçici bir sınır belirledi.
17 Kasım 1924 : Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
13 Şubat 1925 : Şeyh Sait ayaklanması, Genç sancağının Eğil nahiyesine bağlı Piran köyünde Şeyh Said’in himayesine sığınan kanun kaçaklarının jandarmalara ateş açmasıyla başladı.
4 Mart 1925 : Takrir-i Sükun Kanunu kabul edildi.
15 Nisan 1925 : Şeyh Said Varto yakınlarındaki Carpuh Köprüsü’nde yakalandı.
14 Mayıs 1925 : Yakalanan isyancıların yargılanmasına Şark İstiklal Mahkemesi’nde başlandı.
29 Haziran 1925 : Ölüm cezasına çarptırılan Şeyh Said ve 47 asi lider idam edildi.
***
Resmi Tarih’in yazdığına göre, siyasal etkinliklerde rol oynayan, toplumda her türlü yeniliğe karşı çıkan tarikatların, Cumhuriyet yönetiminde bir yeri ve etkinliği olmamalı idi. Doğu illerinde patlak veren Şeyh Said İsyanı’nın gerisinde İngilizlerin kışkırttığı tarikatlar yer almaktaydı. (Gayri Resmi Tarihler ne yazıyor acaba ?)
Mustafa Kemal, 30 Haziran 1925 tarihinde şöyle konuşuyordu:
“Efendiler ve ey Millet ! İyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar ülkesi olamaz. En doğru, en gerçek tarikat (yol) uygarlık tarikatıdır. Uygarlığın buyurduğu ve istediğini yapmak insan olmak için yeterlidir. Tarikat başkanları bu dediğim gerçeği bütün açıklığı ile algılayacak ve kendiliklerinden derhal tekkelerini kapatacak, müritlerinin bundan böyle olgunluğa eriştiklerini kabul edeceklerdir.”
***
Mustafa Kemal Ankara’ya döndükten sonra ilk olarak bu konuda bir hükümet kararnamesi yayımlandı. 2 Eylül 1925 tarihli kararname ile tekke ve zaviyelerin kapatılması karar altına alındı. Ancak, doğuda kurulan İstiklal Mahkemesi kendi bölgesindeki tekke ve zaviyeleri kapattığı için 677 sayısı yasanın artık çıkartılması gerekiyordu.
Yasa Konya milletvekili Refik Koraltan ve beş arkadaşının önerisiyle 30 Ekim 1925 tarihinde çıkartıldı.
Günümüzde Şeyh Said İsyanı’na merhametle yaklaşanlar, Takrir-i Sükun Kanunu’nu yerden yere vuranlar, 677. sayılı yasanın çıkartılmasını aymazlık olarak görenler ve bu nedenle kendi resmi tarihlerini yazanlar, artık tarikatların TÜSİAD gibi, Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği gibi, TÜRKİŞ gibi tüzel kişilik olarak tescil edilmesini istiyorlar. (Devam edecek)