TEK DERDİMİZ İSLAMMIŞ…

Talihsiz “Laik ve demokratikTürkiye Cumhuriyeti”nin anti laik, anti demokratik  ve müseccel islamcı Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Endonezya’nın başkenti Cakarta’da  yaptığı konuşmada, İslam dünyasının önemli bir dönüm noktasında olduğuna dikkat çekerek  “Bunların başında mezhepçilik sorunu var. Bizim mezhepler noktasında bir derdimiz yok. Bizim tek derdimiz var; İslam, İslam, İslam” dedi. Erdoğan, Çin ziyaretinin ardından geçtiği Endonezya’da mevkidaşı Joko Widodo tarafından resmi törenle karşılandı. İki lider görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, “Biz de ASEAN’ın (Güneydoğu Asya Uluslar Birliği) içindeki ortaklardan biri olmak istiyoruz” dedi. Erdoğan Milli Güvenlik Enstitüsü öğrencilerine Türk Dış Politikası konferansında ise şunları söyledi:                                                                                                                                                                                       “Bölgemizde yaşanan sorunların mezhepçi ve ayrıştırıcı kışkırtmalarla diri tutulduğu, gerektiğinde tırmandırıldığı açıkça ortadadır. Bu kışkırtmalar bazen, Suriye örneğinde olduğu gibi, halkının meşru taleplerine kulak vermeyen rejimlerden kaynaklanabiliyor. Bazı durumlarda ise diğer devletlerin izledikleri politikalar, sorunları derinleştirebiliyor. Şu anda tüm bu terör örgütleriyle ülkemiz karşı karşıya. DAEŞ (IŞİD) terör örgütü işte böyle bir anlayışın, projenin ürünüdür. Bu örgütün yaptıklarının bizim dinimizde, ahlakımızda, vicdanımızda, kültürümüzde asla yeri yoktur. Bu örgüt eliyle dünya kamuoyuna servis edilen kaos ve terör görüntüleri, dünyadaki İslam ve Müslüman algısına çok büyük zarar veriyor. Türkiye, bu konuda üzerine düşeni yapıyor. Ama bazı karanlık odaklar, Türkiye’yi böyle bir terör örgütüne destek vermekle, kara propaganda yaparak zan altına sokmaya çalışıyor. Asla ve kata Türkiye böyle bir senaryonun içinde yer almamıştır, asla almaz.         İslam dünyası önemli bir dönüm noktasında bulunuyor, bunların başında mezhepçilik sorunu var. İslam adına veya Müslüman kisvesiyle nefret uyandıran suçlar işleyen teröristler, en çok bu sorundan (mezhepçilik sorunu) nemalanıyor. Halbuki bizim inancımız, masum bir insanı öldürmeyi tüm insanlığı öldürmek olarak gören        bir barış ve merhamet         dinidir. Bu anlayışı yeniden ihya edip, mezhep taassuplarının üzerine çıkarmadıkça, sorunların üstesinden gelebilmemiz zordur. Bizim Sünnilik noktasında, Şia noktasında veya farklı mezhepler noktasında böyle bir derdimiz yok. Bizim tek derdimiz var; İslam, İslam, İslam. İslam’a gölge düşürülmesini kabul etmem mümkün değil.                                                             Bakıyoruz şu anda Müslüman olduğunu söyleyen, fakat farklı mezhepten olduğu için ülkemdeki terör mücadelesinde ateist olanları dahi savunanların olduğu bir dünya var. Ama lafa geldiğinde Müslüma- nız diyor ama öbür tarafta terörist, aynı zamanda ateist olan örgütleri bu mezhep farklılığından dolayı savunanları görüyoruz. Öyleyse bunlara karşı uyanık olmak zorundayız, duruşumuzu buna göre sergilemek durumundayız.”                                                                                                       (Anadolu Ajansı, Hürriyet,01.08.2015)

***                                                                                                     Tersine çevrilmesi koşuluyla fevkelbeşer bir konuşma. Çünkü:

1- Birçok kez kanıtlandığı gibi, mezhepçilik yapan bizzat sen değil misin?

2- Suriye’deki rejim halkının meşru taleplerine kulak vermiyormuş. Sana ne! Hangi islam ülkesi rejimi halkının meşru taleplerine kulak veriyor?

3- “Şu anda tüm bu terör örgütleriyle ülkemiz karşı karşıya. DAEŞ (IŞİD) terör örgütü işte böyle bir anlayışın, projenin ürünüdür. Bu örgütün yaptıklarının bizim dinimizde, ahlakımızda, vicdanımızda, kültürümüzde asla yeri yoktur” buyuruyorsun. Neden şikayet ediyorsun ağam, başta IŞİD olmak üzere, beslediğin kargalar gözünü oymakta.

4-Anayasa ve yasalar karşısında, ateistlik senin sünni islam inancınla eşit durumda değil mi? Ateistliğin, insan kellesi kestiği, önüne gelenin ırzına geçtiği, ateist olmayanları öldürdüğü, insanları esir pazarlarıda sattığı nerede görülmüş?  Bunları senin islamcı teröristlerin yapmıyor mu?

5-Gelelim şu “TEK DERDİMİZ VAR: İSLAM!” zırvasına!  Tarafınızdan  aşırı ölçüde hırpalanmış da olsa laik ve demokratik bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin tek  “derdi” islam olamaz. Bir sor bakalım Türkiye Cumhuriyeti nüfusunun yüzde kaçının tek derdi İslam? “Başyüce olarak buna ben karar veririm!” dersen o başka!

Tam anlamıyla ‘açtırma kutuyu söyletme kötüyü’ durumu:

Dini, bir kurum olarak, yeryüzüne empoze etmek, devleti ve toplumu tepeden tırnağa dinselleşririr, dolayısıyla iradesini yok ederek ilkelleştirir. Bu nedenle 13 yıllık AKP iktidarında Türkiye büyük ölçüde ilkelleşti. Ilkel toplumlara özgü helalleşme zımbırtısı, ‘kapkaç’ vurgunculuğu bunun en son örneklerinden biridir!

Günümüzde hiçbir din dünyanın sorunlarını anlayamaz ve onları çözmeyi beceremez. Tam tersine sorunları azdırır.Bu nedenle aklı başında bir hırıstiyan “Bizim tek sorunumuz: Hıristiyanlık, Hıristiyanlık,  Hıristiyanlık!” diye hünkürmez. Asya’da da “Bizim tek sorunumuz Budizimdir!” diye hünküren bir meczuba rastlayamazsınız!

Yeryüzünde hiçbir toplum din sayesinde uygarlaşmadı. Dinin baskısından bilim sayesinde kurtuldukça bilim sayesinde uygarlaştı.

Cüce Gezegen’e uyduyu kimin tanrısı, kimin dini gönderdi?

Zengin ile fakirin tanrıları ve dinleri, aynı tanrı ve aynı din olabilir mı?

Başyüce, imam-hatip bilgisiyle tanrıyı ve dini esir alarak küçük bir yalvaç-tanrı oldu. Artık yalvaç-tanrı-başkan olmak istiyor. Bütün Arap diktatörleri gibi…

Bu kadar!

ÖZDEMİR İNCE

3 AĞUSTOS 2015

 

 

“TEK DERDİMİZ İSLAMMIŞ…” üzerine bir düşünce

Yorumlar kapalı.