TÜRBANLI DEMOKRASİ

TANAR araştırma şirketinin yaptığı araştırma anketini yanıtlayan 2256 kişinin yüzde 79’u “Cumhurbaşkanı’nın eşinin türban taşımasını laikliğe aykırı bulmuyor”muş… Bence de aykırı değil. Arkasında eğer Milli Görüşcü siyasal partiler olmasaydı, üniversite öğrencisi hanımların türban takması da Cumhuriyet’i bunca tedirgin etmezdi.
***
Aslına bakarsanız, Bayan Erdoğan türban taşımasaydı da Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması aynı yoğunlukta tepkiye hedef olurdu. Sorun Bayan Erdoğan’ın türbanı değil, Başbakan Erdoğan’ın, AKP’nin ve Milli Görüşçü parti tabanının zihniyeti. Bayan Erdoğan’ın türbanı kendi saçlarını gizlediği gibi sorunun özünü de gizlemekte.
***
Başbakan Erdoğan, Makedonya’dan dönerken uçakta Cumhurbaşkanlığı konusunda verdiği demeç bazı iş çevrelerini, hukukçuları ve politikacıları rahatlatmış. Başbakan şöyle konuşmuş:
“Cumhurbaşkanının ülkemizde barışa, sevgiye, birliğe, beraberliğe, dostluğa zemin hazırlayacak, bu zemini iyi koordine edecek, tabii ki lider özelliği olan bir insan olması lazım. Bunun gayreti içinde bizler, vakti geldiğinde AK Parti grubu olarak bu ismin kim olacağına oturup karar veririz ve Meclis’teki demokratik haklarımızı da en ideal şekilde kullanırız.”
***
Başbakan’ın bu cümlesini duyup da içleri rahatlayanlar, kusura bakmasınlar, ya AKP militanı kimliği taşıyorlar ya da siyasetten anlamıyorlar.
Başbakan’ın sözlerinin yarısının içi boş. Yarısının içeriği var: “… AK Parti grubu olarak bu ismin kim olacağına oturup karar veririz ve Meclis’teki demokratik haklarımızı da en ideal şekilde kullanırız.”
Başbakan demokratik haklardan söz ediyor ama demokratik görev ve sorumlukları ağzına almıyor.
***
Başbakan inandığı, savunduğu demokrasi, demokratik etiğe uygun olmayan bir seçim sistemi sayesinde kazandığı milletvekili sayısıyla sınırlı.
Bir iktidarın seçimde kazandığı oy oranı ve çıkardığı milletvekili sayısı o iktidarın meşru olması için yeterli değildir.
Başbakan’ın ve partisinin Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkelerine saygılı olmadığı konusunda somut örneklere dayanan bir kaygı söz konusu. Anayasa’nın ilk dört maddesini önlerinde engel olarak gördükleri için hukuk devleti çerçevesinde meşruiyetlerini yitiriyorlar.
Anayasa ile sorunları olan birinin cumhurbaşkanı değil milletvekili bile olmaması gerekir. Anayasayı değiştirmek istemek başka onu yok saymak başka.
***
Başbakan kimliğiyle Anayasa yargısına karşı olduğunu ve yargı bağımsızlığını çiğnemeye hevesli olduğunu onlarca kez kanıtlayan birinin Cumhurbaşkanı olmasını sakıncalı bulanların düşüncelerini dikkate almak gerekir. Aslında, Anayasa ve Cumhuriyet ilkeleriyle sorunu olan bir kimsenin Cumhurbaşkanı olması sakıncalıdır ve böyle bir girişimi demokrasi kaldıramaz.
Hukukçular, anayasacılar ve politikacılar Bayan Erdoğan’ın türbanını unutup bunu tartışsınlar!