TÜRK SOLUNUN SERANCAMI ÜZERİNE (3)

İŞBİLİR HALKIN KARIŞIK İŞLERİ

Birkaç somut örnek verelim:
“TBMM Genel Kurulu’nda gündem dışı söz alan CHP Malatya Milletvekili Mevlut Aslanoğlu, geliri 127 YTL’nin altındakilerin yeşil kart sahibi olabildiğini hatırlatarak, ‘Türkiye’de 12 milyon kişi yeşil kart sahibi. Bu, Türkiye’de 12 milyon kişi 127 YTL’nin altında gelire sahip demektir. Her şey toz pembe değil… Ağrı’da yaşayan 528 bin kişiden 289 bininin, Diyarbakır’da yaşayan 1 milyon 300 bin kişiden 550 bini yeşil kart sahibi. Bazı illerde yeşil kart sahibi oranı nüfusun yüzde 60’ına yaklaşıyor. Bir ilin yüzde 60’ı yeşil karta sahipse, burada terör de hırsızlık da olur’ dedi.” (Hürriyet, 23.03.06)
***
Yeşil kart sahiplerinin arasında Mercedes arabalıların, mal-mülk sahiplerinin de olduğu biliniyor. Türkiye yeşil kartlılar sayesinde dünyanın en çok ilaç kullanan ülkesi. Ancak bir yoksulluk göstergesi olan Yeşil Kart bir rant aracına dönüşmüş duruma.
Yoksul halka yeşil kart dağıtmak yerine iş verecek bir ekonomik düzen kurmak sağcı ve dinci iktidarların işine gelmiyor. Çünkü bir iş yerinde çalışan emekçi bir gün bilinçlenip solu arayabilir ama iane ve sadakaya alıştırılan halkın gözü asla açılmaz.
***
“Anayasa Mahkemesi, oturma izni olmadığı halde, belediye hizmetlerinden yararlanan, ruhsatlı binalara su ve elektrik veren yasa hükmünü iptal ederek yürütmesini durdurdu. Meclis, gecekondulaşmanın önünü kesmek için 2006 Bütçe Kanunu’na bir hüküm ekledi. Buna göre, 12 Ekim 2004’ten önce inşaat ruhsatı alınmış olup da kullanma izni verilmeyen binaların bulunduğu yerlere belediyeler, altyapı hizmetlerinden en az birini götürmüşse buradaki binalara geçici olarak elektrik ve su verilecekti.” (Sabah, 23.03.06)
***
Demek ki Anayasa Mahkemesi, halkın yasadışı işlemlerini yasa hileleriyle meşrulaştırmaya çalışan AKP iktidarının yeni bir girişimine engel olmuş. Ama mafyanın ve tarikat çetelerinin türlü çeşitli marifetleriyle Anayasa Mahkemesi kararının işletilmeyeceğine inanabiliriz. Özellikle belediyelerde bunun binlerce örneği var.
***
“Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, ekonominin en önemli sorununun kayıtdışılık olduğunu ve bakanlık olarak yaptıkları bir çalışma sonucunda kayıtdışılığın nedenlerinden ilkinin devletin yanlış politikaları olduğunu söyledi. Coşkun, kayıtdışı ekonominin diğer nedenlerinin haksız rekabet, kıdem tazminatı yükü ile zorunlu istihdam olarak sıralarken ‘Hükümet olarak işçi haklarını yok saymak gibi bir düşüncemiz yok. Ancak bu tazminatın, hem işsizin alacağının güvencesi olarak hem de işverenin bu yükümlülüğünü yerine getirmesi açısından çok kritik bir duruma geldiğini düşünüyorum’ diye konuştu.” (Referans, 24.03.06)
***
AKP hükümetinin kayıtdışı ekonomiyi kayıt altına alabileceğine inanan ekonomist var mı? Bunu yapacak bütün hükümetler iktidarı kaybederler. AKP ve benzeri hükümetler, mümkün olsa, bütün ekonomin kayıtdışına geçmesine göz yumarlar.
Mafya ve tarikat çeteleri düzeni ancak kayıtdışı ekonomilerde yaşayabilir.