TÜRKER ALKAN’A TEŞEKKÜR EDERİM

Türkiye’de demokrat olduğunu iddia edenlerin krat ve çapı 14 Mayıs 1950’nin ertesi günü demokrasi icabı Beyoğlu’da tramvay rayının üzerine yatan çarıklı erkanıharbin demokrasi anlayışından farksız.
Bu çarıklı erkanıharp tayfası yıllarca seçilmiş/atanmış kavgası yaparak, yaptırarak, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay’ın yasama (TBMM) ve yürütme (hükümet) erklerinin işlemlerini denetlemesini çağdaş demokrasiye aykırı olduğunu ileri sürdü. “Yahu kardeşim millet iradesine engel oluyor bunlar !” dediler.
O zaman ben de, hukuk kitaplarından kaynak göstererek “Yahu kardeşim, yargı , yasama ve yürütmenin işlerini denetle(ye)mezse işte o zaman demokrasi olmaz” diye yazdım.
Yazdım ama bunlardan daha inatçı olmak gerek ! Ben daha inatçıyım ! Adamı çatlatırım !
***
Hemşerim Türker Alkan’ın Radikal Gazetesi’nde (11.05.07) yayınlanan “Demokrasiye Yönelik Tehlikeler” yazısıyla bu konudaki tartışmalara son noktayı koyup defterini dürüyor. Türker Alkan kıvrak zekasıyla hepimize kılıç-kalkan armağan ediyor:
“Türkiye’de senelerce ‘seçilmişler-atanmışlar’ tartışması yapıldı. Demokrasinin yerleşmesi, güçlenmesi, işler hale gelmesi için gerekli ve yerinde tartışmalardı bunlar.”
“Fakat bu tartışmalarda saf tutanların bir konuya hemen hiç değinmediğini gördük: Yerli ‘atanmışların siyasete karışmasına’ şiddetle karşı olanlar, yabancıların ekonomik ve siyasal yaşamımıza müdahale etmesine hiç mi hiç seslerini çıkarmadılar. Şu sorunun yanıtını aramadılar:
“IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü, Avrupa Birliği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi… gibi kuruluşları Türk halkı oylarıyla mı seçiyor ki bu kuruluşların yetkilileri rahatlıkla içişlerimize karışıp her türlü müdahalede bulunuyorlar ? Ve Türk vatandaşlarının bu tür ‘ecnebi muhtıralarına’ karşı yapacağı bir şey var mıdır ?”
Bu konuda bunca kafa yorayım da Türker Alkan’ın bulduğu örnek kanıtı bulamayayım. Ama ne gam ! İşte hepimizin elinde çürütülmez bir örnek var. Teşekkürler Türker Aklan !
***
Demek, Anayasa Mahkemesi’nin atanmış yargıçlarının “367 oy” konusunda aldığı karar “Demokrasiye sıkılmış kurşun !” idi Bay Başbakan ?
Anayasa Mahkemesi, bizim olduğu için, IMF’den, Dünya Bankası’ndan, Dünya Ticaret Örgütü’nden daha mı itibarsız Bay Başbakan ? Anayasa Mahkemesi’ni özelleştirmenin bir yolu-yordamı yok mu ? Belki bir yabancı Anayasa Mahkemesi satın almak için talip olur. Ne dersiniz ?
Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu da “Atatürk ilke ve inkilaplarına aykırı her türlü hareket irticadır. ‘Türkiye’de tehdit düzeyinde irtica yok’ denilerek, durumun hafife alınması, kimi yayın organlarının sorumsuz beyanları, bazı çevreleri cesaretlendirmiştir” demiş.
Kadın kısmının başını zamanında bağlamazsan işte dili böyle uzun oluyor Bay Başbakan. Bu Danıştay’ı da özelleştirmeli. Olmazsa başına bir İmam-Hatip mezunu getirmeli !