TÜRKİYE’NİN DÜZENİ VE HARBİ UZLAŞMA

Doğum tarihim 1936 ! Bu nedenle benim Türkiye’de olan-bitene hiç şaşmamam gerek. Ama beni asıl şaşırtan(lar) bu olan-bitene tanık olan ve bu olan-biteni tartışan meslek sahibi insanlar.
Gizlenmiyor ama üzerine de gidilmiyor : Memlekette, 29 Ekim 1923’de kurulan Türkiye’nin özellikle “laik” düzeninden hoşnut olmayan, bu düzene razı olmayan bir kitle var. Türkiye’nin huzursuzluk kaynağı işte bu kitle. Nüfusun kaçta kaçı ? Sayarken abartmamak gerek !
Yalnız, mutlaka yüzleşilmesi gereken bir katı gerçek var : Ya bu kitle Cumhuriyet düzenine razı olacak ya da Cumhuriyet yıkılacak. İşte kalın kafaların anlayamadığı bu !
***
Yüksek Mahkemelere saldırırken “Hiçbir güç millet iradesinin üzerine çıkamaz!” diyorlar. Doğrudur, çıkamaz. Peki, kuvvetler (erkler) ayrılığı ilkesini kabul eden yürürlükteki Anayasa’yı yüzde 91,37 oyla bu millet onaylamadı mı ? Onayladı ! Efendim, 12 Eylül askeri düzeni varmış da, zarflar şeffafmış da, içi görünüyormuş da, halk korkmuş da… Yüzde 8,63’lük babayiğit korkmadan “hayır” diyebildiyse herkes “hayır” diyebilirdi.
Kuvvetler ayrılığı ilke ve düzenine göre Danıştay, yürütme erkinin (hükümet) işlerini, Anayasa Mahkemesi de yasama erkinin (TBMM) işlerini denetler. Çünkü denetim gücünü onlara (Yüksek Mahkemelere) millet vermiştir. Millet kime ne yetkisi verdiğini, yargının bütün mahkemelerinin “Millet Adına” karar verdiğini bilmiyor mu ?
***
Türkiye’nin düzeni (“yeni düzeni”) demiyorum, Türkiye’nin düzeni üzerinde harbi bir uzlaşma olacaksa, bu düzene 1923’ten bu yana muhalif olanları tatmin edecek bir şey bulmak ve yapmak mümkün değil.Onların ortakları olan naylon demokratlarla uzlaşmak gerekiyor:
1.Bir Kurucu Meclis, ilk dört maddesine dokunmadan bir sivil Anayasa hazırlayacak. Kuvvetler Ayrılığı ilkesini gerçekten sağlayacak yeni bir Anayasa hazırlanacak. İlk dört maddeye dokunulursa uzlaşma karakolda biter. 2. TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35.maddesi kaldırılacak. 3.Kırmızı Kitap yeniden yazılacak ve irtica “iç düşman” olmaktan çıkartılacak. Ama buna kim karar verecek, hükümet mi ? Elbette hayır ! Bu memlekette güvenlik ve istihbarat kurumları var. 4. EMASYA Protokolu yürürlükten kaldırılacak (kaldırıldı). 5. Üniversitelerde uygulanan türban yasağı kaldırılacak. 6. Ve daha başka “cek”ler ve “cak”lar.
***
Ama ! Vatan gazetesi 1 ve 2 Şubat tarihlerinde Yargıtay Eski Başkanı, üniversite öğretim üyesi Prof.Dr.Sami Selçuk ile yapılan önemli bir söyleşi yayımladı. Okunmasını tavsiye ederim. Ayrıca şunlar da yapılacak :
1-Siyasal Partiler Yasası demokratikleştirilecek. 2–Yeni ve adil bir seçim yasası çıkartılacak. 3- Yüzde 10 seçim barajı kaldırılacak. 4– Yargı bağımsızlığı kesinlikle sağlanacak. 5. Evrensel normlara uygun bir sendikalar yasası yapılacak. 6. Sosyal adaleti sağlayacak vergi reformu yapılacak. 7. Milletvekili dokunulmazlığının kaldırılacak. Vb.
Ve en önemli uyarı : Anayasa’nın 174.maddesinin koruması altında olan Devrim Yasaları uygulanacak. Tevhid-i Tedrisat Kanunu ödün vermeden uygulanacak, eğitim ve öğretim buna göre yeniden düzenlenecek. 1961 ve 1982 anayasalarına aykırı olduğu için, 14.6.1973 tarih ve 1739 sayılı Milli Eğitim Kanunu’nun 31 ve 32 maddeleri değiştirilecek, imam-hatip okulları Tevhid-i Tedrisat Kanunu tarafından saptanmış olan gerçek işlevine geri dönecek. Bunlar yapılmaz ise düzeni sarsan kaos ortadan kalkmaz ! Gerilen ip kopar !