ULAN CUMHURİYET NEDİR SENDEN ÇEKTİĞİMİZ ! (4)

AKP Genel Başkan Yardımcısı, eski (en kötü) Milli Eğitim Bakanı, Doç.Dr. Hüseyin Çelik’in sözlerinin geri kalanını anımsayalım :
“Biz dedik ki kimse kendisi ‘öteki’ hissetmesin. Mevcut anlayışı değiştirdik. Dağdaki teröriste sesleniyorum, ‘Niye çıktın dağa ?’, ‘Benim varlığım kabul edilmiyordu’ diyor. Şimdi senin varlığını kabul eden bir hükümet var. ‘Benim dilim yok sayılıyordu’ diyor, biz var sayıyoruz.” (Milliyet, 11 Ocak 2010)
***
Cumhuriyet’in yarattığı, gayrimüslimleri, Kürtleri, Alevileri, köylüleri ve dindar insanları ötekileştiren (!) “mevcut anlayışı” değiştirmişler, AKP iktidarı değiştirmiş. Sabık Bakan’ın adlarını saydığı toplum kesim ve katmanları artık kendilerini “öteki” hissetmiyormuş. İnsanın “Hadi canım sen de !” diyeceği geliyor. AKP’nin yedi yıllık iktidarı döneminde Laik Cumhuriyetçiler de “ötekiler”e katıldı mı ? Ve öteki “ötekiler” yerlerinde durmuyor mu ?!
Doç.Dr.Hüseyin Çelik yanlış kullanıyor ama gene de onun kavramıyla söyleyelim: Dinsel toplulukların birbirine yabancılaşmasını, birinin ötekini ötekileştirmesini ancak laik düzen engeller. AKP iktidarı hangisini yapıyor : Laik düzeni mükemmelleştiriyor mu, yoksa laik düzeni ılımlı İslâm anlayışına mı dönüştürüyor ? İmam hatip okullarını paralel bir genel öğretim okulu haline getirmek, laikliğe mi yoksa İslâmcılığa mı hizmet eder ? AKP bu okullara dayanarak kendi derin bürokrasisini kurmuyor mu ?
Cumhuriyet Alevileri ötekileştirdi diyelim, AKP hükümeti bu kusuru ortadan kaldıracak herhangi bir önlem alıyor mu? Cem Evleri hala neden resmileştirilmiyor ?
Köylüleri “öteki” olmaktan kurtaran (!) AKP hükümeti, ülkenin tarım ve hayvancılığını yok ederek, o köylüyü neden varoşların lümpen proletaryası haline getiriyor ?
***
Kürtlere değil, “Kürtçülükler”e gelelim: Aklı başında Kürtler dillerini ve kültürlerini koruyup geliştirerek Cumhuriyet düzenine entegre olmayı sürdürmeyi istiyor. AKP iktidarı bu doğrultuda ne yaptı ? TRT Şeş’ten başka ? Kaostan ve belirsizlikten başka ?
“Benim varlığım kabul edilmiyordu” diyen PKK, topluma entegre olmasına engel olunduğu için mi dağlara çıktı ? Kürtçü PKK, ayrı bir devlet, en azından federasyon kurmak için dağlara çıkmadı mı ? Bu ne aymazlık, bu ne lafazanlık ?
AKP hükümeti Kürtlerin varlığını kabul ediyormuş (!). Kürtlerin varlığını kabul eden iktidar bu kesimin siyasal temsilinin önündeki en büyük engeli, yüzde 10 barajını neden kaldırmıyor ? Ayrıca bir büyük yalanı da bozalım : Kürtçe konuşma yasağı 25.01.1991’de Yıldırım Akbulut’un ANAP hükümeti tarafından kaldırıldı. Korsan olmayan ilk Kürtçe gazete Azadiya Welat 26.2.1994 tarihinde Tansu Çiller’in başbakanlığı zamanında yayınlandı.
***
AKP hükümetleri Gayrimüslimler, Kürtler, Aleviler, Köylüler, ve dindar Müslümanlar için dişe dokunur ciddiyette hiçbir şey yapmadı. Azınlık vakıfları için çıkartılan yasayı uygulama aklına bile getirmedi.
AKP hükümeti toplumu İslamileştirmekten, yandaşlarını kayırmaktan, nepotizmin iştahını doyurmaktan, demokrasiyi yozlaştırmaktan başka bir şey yapmadı.
Kuvvetler ayrılığı ilkesini her gün yok ederek, yargı ve yürütmeyi partizanlaştırdı, yargı ve polisi buyruğuna alacak uygulamalar icat etti, Cumhuriyet’in TSK’sını ötekileştirmek için elinden geleni yaptı. Yapmadı mı, yapmıyor mu ? (Devam edecek).