ÜNİVERSİTEDE KÜRT DİLİ VE EDEBİYATI

Hak ve Özgürlükler Partisi (HAKPAR) Genel Başkanı Bayram Bozyel Taraf gazetesinde (01.12.08) yayınlanan bir makalesinde, “Federal Çözüm” olarak muştuladığı “yeni bir gelecek kurmak için” yedi koşul öne sürüyor. “Kürt halkının ulusal kimliğinin resmi ve yasal düzeyde kabulü sorunun çözümü bakımından tarihi bir eşik oluşturur” dediği ikinci koşulu şimdilik atlayıp üçüncü koşulu öğrenelim : “Kürtçe eğitim ve yayın önündeki yasaklar kaldırılır ve aşamalı olarak Kürtçe eğitime geçilir.”
Söylemeye ne gerek var : Kürt dilinde (Kürt dili ile) öğrenim, Federal Çözüm’ün ayrılmaz parçasıdır. Kürt dilinin öğrenilmesinin önündeki engellerin kaldırılması başka, fakat Kürt dilinde (Kürt dili ile) öğrenim (öğretim) yapılması daha başka. Birincisini herhangi bir TC hükümeti başarabilir. Ama ikincisi, Anayasa bakımından olanaksız gibi.
Yaşar Kemal de Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü töreninde yaptığı konuşmada “Anadolu’da yaşayan her halk kendi anadilinde eğitim görecek” diyor. Ama ben onun söylediklerinin ne anlama geldiğini bildiği kanısında değilim.
Bayram Bozyel gibi Yaşar Kemal’e de dünkü yazımda adını verdiğim kitapları okumalarını önereceğim : Prof.Dr.Hüseyin Pazarcı’nın “Uluslararası Hukuk” adlı kitabının 140-185 sayfaları ile Prof.Dr.Oktay Uygun’un “FEDERAL DEVLET”i…
***
Şimdi gelelim gerçeklere : TRT 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren günde 12 saatlik bir Kürtçe yayına başlıyor. Yayın daha sonra 24 saate çıkacakmış. Bu çok önemli, olumlu bir adım !
TRT Televizyonlarının kurucu kadrosu içinde yer aldığım, yönetim görevlerinde bulunduğum için işin zorluklarını bilirim. Ancak bizim karşılaştığımız teknik zorluklar şimdi söz konusu bile değil. Şimdi sorun yayını yapacak insan malzemesinde. Haber ve program metinlerini yazacak, dublaj için çeviri yapacak, ekrana çıkıp üç lehçede Kürtçe haber okuyacak, dublaj (seslendirme) yapacak, röportaj ve söyleşi yapacak elaman bulmak (oldukça değil) çok güç. Ülkede 10-15 milyon Kürtçe konuşan insan bulunması da sorunu kolaylaştıracağına güçleştirir.
Deneyimlerimle biliyorum : Bulgaristan’da, Türkçeden Bulgarcaya, Bulgarcadan Türkçeye yazınsal ve bilimsel çeviri yapacak insan bulamazdınız bir zamanlar. Sıradan İstanbul Rumları da, Batı Trakya Türkleri de bu işi beceremezler. Çok ciddi öğrenim işidir.
***
28 Kasım 2008 tarihli Taraf gazetesinde Mardin’deki Artuklu Üniversitesi’nin Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü yani Kürt Filolojisi kurmak için çalışma başlattığını okuyunca çok sevindim. Sevincim ancak iki gün sürdü. Sabah’ın (01.12.08) yazdığına göre Artuklu Üniversitesi de yeni kurulan 23 adet yeni üniversiteden biriymiş. Yani, “Bir rektör, bir masa, bir sandalye” üniversitelerinden biri. Artuklu Üniversitesi’nde Kürt Filolojisi’nin çalışmaya başlaması için en azından 10 yıl ister. Bu nedenle, bence, bu işi İstanbul ve Ankara’nın devlet üniversiteleri üstlenmeli. Bir tane İstanbul’da, bir tane de Ankara’da Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü kurulmalı. Böylece Kürt dilini öğretecek profesyonel kadro yetişmiş olur.
İnsan ve vatandaşlık hakları bakımından bir zorunluluk olan Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü, doğal olarak, kimsenin aklına federasyonu ya da bölünmeyi getirmez. Getirmemeli !
Türkiye’nin ve onun Kürt vatandaşlarının, “Anadilde öğretim” ile “Federasyon”un ne anlama geldiğini bilebilecek ciddi Kürt aydın ve entellektüellerine gereksinimi var.