UZLAŞMA DEĞİL ZORUNLULUK

“Uzlaşmak” demek “aralarındaki düşünce ya da çıkar aykırılığını kaldırarak uyuşmak” demek. “Pazarlaşmak” yani “fiyat kesmede uyuşmak, bir şeyin fiatı için karşılıklı çekişmek”.
Anayasa Mahkemesi Başkanı ve konunun akil adamları iktidardaki AKP ile öteki siyasal partilerin, ülkenin selameti için, uzlaşmalarını istiyor. Çook güzel !
Size güzel bir uzlaşma örneği haberi aktaracağım : “İstanbul’da Diyanet ile Selefiler’e yakın bir cemaat arasındaki ‘imam atama’ savaşında Diyanet, cemaatin ‘işgali’ altında bulunan Efdalzade Camii’ne atadığı imamını güvenlik gerekçesi ile geri çekmek zorunda kaldı” (Hürriyet,09.08.08)
Alın size güzel bir uzlaşma haberi : Kılçıklı irtica karşısında, Cumhuriyet devriminin en önemli kurumlarından birinin düştüğü acze bakın ! Bu konuya bağımsız bir yazı ile geri döneceğim. Murat ettikleri uzlaşmanın nasıl bir uzlaşma olduğunu göstermek için verdim bu örneği.
***
Durum hiç de karmaşık değil : Anayasa ve Siyasal Partiler yasasına göre kurulmuş olan siyasal partiler bu iki metne gönüllü uyarlarsa, Türkiye’nin parti kapatmak diye bir derdi olamaz. Tıpkı kız kaçırılmazsa kız kaçırma davası açılmayacağı gibi. Ha, deniliyor ki, kızlar kaçırılsın ama kız kaçırma davası açılmasın. Olur ! Olur ama kızın abisi silaha davranır. Haller komik !
Hadi bir ara bulucu bulduk diyelim. Kenan Evren olsun mu ? Hazırlattığı Anayasa’ya yüzde 92’si “evet” dediği için ne sağdan, ne de halktan bir itiraz gelir. İtiraz her zaman olduğu gibi soldan gelecektir. Onları da boş verin ateş olsalar ne kadar orman yakarlar ?!
“Uzlaşın !” diyorlar ya, bu isteğin gerçek içeriğini her zaman olduğu gibi gene ben yazacağım:
Anasaya’nın değiştirilmesi : Sadece değişiklik yapılması önerilemeyecek olan 1, 2, 3, 4 maddeleri değil 5 ve 6 maddelerinin de “irticaın” istediği gibi değiştirilmesini istiyorlar. Daha açıkçası laiklik irticaın istediği şekilde düzenlensin ve “Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir” (Madde 3)’in kaldırılmasını istiyorlar.
Mümkün mü ? Değil !
***
Demek ki Anayasa’nın 1, 2, 3, 4 , 5 ve 6 maddeleri için uzlaşma değil zorunluluk söz konusu !
Peki uzlaşma nerede, hangi alanda mümkün ? Anayasa’nın 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 maddeleri ve bu maddelere bağımlı yasalar dışında her konuda mümkün. Mümkün de AKP’nin TBMM’deki çoğunluğunun Anayasa’ya dokunmasına olanak vermediğini anlaması gerek. Yani yüzde 46,7 oy almış AKP ile binde bilmem kaç oy almış TKP eşit oranda aynı haklara sahiptir. Yani “Tali iktidar”ın bir organı olan “Komisyon”a katılan parti eşit oya sahiptir, yani komisyonda 20 siyasal parti ve sivil toplum temsil ediliyorsa, AKP’nin oyu “yirmide bir” olacaktır. Uzlaşma budur !
Uzlaşma Siyasal Partiler Yasası’nda, Seçim Yasası’nda, Sendikalar yasasında, Dokunulmazlıklar yasasında olacaktır.
Gerçeği ben yazdım, bakalım daha kaç kişi yazacak !