YALANLA PAZARLIK OLMAZ !

Kim ne yaparsa yapsın, Cumhuriyet yalanla, fesatla, kalpazanlıkla pazarlık yapmamak ve asla uzlaşmamak zorundadır ! Türbanı dinsel açıdan meşrulaştıracak hiçbir dayanak yok ! Başbakan’ın dediği gibi “Velev ki var”, Anayasının önüne mi geçecek dinsel dayanak ? O zaman anayasayı da değiştirirler ! Değiştirirler ama siyaseten gayrı meşru olurlar. “Anayasayı tebdîl ve tagyîr etmek”le suçlanırlar. Nisyân ile ma’lûl olmayan hafıza-i beşer bunu yazmak zorundadır ! (Anayasayı değiştirmekle suçlanırlar. Unutuş illetine tutulmamış insan belleği bunu yazmak zorundadır !) Anlayacakları dilde : Kısasa kısas !
***
Allah’ın kelâmına ihanet edenler anayasaya da, halka da, millete de ihanet ederler !
Allah, “Söyle kadınlara : Başlarını Abdullah Gül’ün, Recep Tayip Erdoğan’ın karıları gibi türbanla paketlesinler !” demiyor. “Söyle inanan kadınlara : Gözleriyle harama bakmaktan sakınsınlar, ve cinsel organlarını saklasınlar !” diyor. Hem de cinsel organın Arapça adını (farj, furuj) doğrudan kullanarak. Ama Allah’ın kelâmını saptırıyorlar, kalpazanlık ediyorlar, ellerine geçirseler mapus damına tıkarlar.
Kuran’da baş örtmekle ilgili tek ayet yok. Nûr Sûresi’nin 30 ve 31. âyetlerinin tek doğru çevirisini de dünkü yazımda kanıtladığım gibi 15.yüzyılda Muhammed bin Hamza (Şeyhülislâm Molla Fenârî) yapmış: “Dakı eyit mu’mine avratlara : Örtsünler gözlerinin bir nicesin, dakı saklasınlar ferçlerini !” (Günümüz Türkçesiyle anlamını yukarda verdim.)
***
Nûr Sûresi’nin 30 ve 31.âyetlerine on kadar çeviride baktım. “Furuj” sözcüğünü çevirmemek için yedi dereden su getirmişler. Kimi “ırzlarını” diye çevirmiş, kimileri “iffetlerini”, ya da “mahrem yerlerini” diye… “Mahrem yerlerini” de kabul edilebilir.
Klasik Arap edebiyatı hocalığı da yapmış olan din bilgini Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk dostumun çevirisine baktım : “Mümin kadınlara da söyle : Bakışlarını yere indirsinler. Cinsel organlarını/ırzlarını korusunlar…Örtülerini/başörtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar.” (24:31) diye çevirmiş. Muhammed bin Hamza’ya yakın bir çeviri.
Prof.Öztürk’e, “Kuran’da cinsel organ anlamında furuj sözcüğü var mı ?” diye sordum. “Var !” dedi. Bundan başka, dürüst çevirilerin hiçbirinde saçları türbanla paketlemek de yok !
“Tell the believing women to lower their eyes, guard their private part…and cover their bosoms with their veils…” (24:31.Ahmed Ali, Princetoh University Press)
Ahmed Ali İngilizceye Muhammed bin Hamza gibi çevirmiş ama “ferclerini” yerine “mahrem yerlerini” demiş. O da cinsel organ anlamına geliyor. Onun çevirisinde de saçları türban paketinin içine tıkıştırmak yok !
***
Türbanın yanlış çeviri ve fesatçı yorumlardan başka hiçbir dinsel dayanağı yok! Başbakan’ın itiraf ettiği gibi türban bir siyasal simge ! Malümattraşlar yazılarında, televizyon ekranlarında soruyorlar : “Hangi siyasetin simgesi !”
Cevap: “İslam devleti kurmak isteyen (az ya da çok şiddet yanlısı) her türden siyasal İslamcılığın ve suikastçı Müslüman Kardeşlerin simgesi !” Yeter mi ?
Türban üniversitelerde serbest bırakılırsa mezun türbanlılar çalışmak için nereye gidecekler ? Yalan ve fesatla uzlaşma olmaz ! Olursa, inceldiği yerden kopar !