YANLIŞLIKLAR DRAMI

William Shakespeare’e özenerek “Yanlışlıklar Komedisi” diyecektim. Ama bunca okumuş-yazmış insan “Barış” gibi, “Demokrasi” gibi kutsal olduğu kadar kırılgan sözcükleri rastgele kullanırsa ortaya dram, hatta tragedya çıkar.
PKK’dan söz ediyorum, PKK tarafından döşenen mayınlardan, PKK’nın patlattığı bombalardan, öldürdüğü sivillerden, öldürdüğü askerlerden söz ediyorum.
PKK’nın eylemlerini tanımlayan sözcükler ile PKK’ya karşı ülkeyi savunan asker için kullanılan sözcükler ve sıfatlar aynı olamaz.
PKK ve yandaşları ile PKK’nın ve eylemlerinin karşısında olanların kullandıkları sözcükler ve sıfatlar aynı olamaz.
***
Son zamanlarda “Daha Çok Demokrasi”, “Barış”, “Ateşkes Çağrısı”, “Provokasyon” gibi deyişler torbadan tombala çeker gibi kullanılıyor.
Örneğin PKK yandaşları, DTP, DTP’li Belediye Başkanları, hümanist yazarlar PKK terör ve fesadını çözmek için hep bir ağızdan daha çok demokrasi istiyorlar.Biri çıksın da Allahaşkına şu “Daha Çok Demokrasi” kavanozuna doldurmak istedikleri şeylerin bir listesini yayınlasın. Ne demek ? İstanbul’dan, İzmir’den daha çok demokrasi mi, İzmir, İstanbul kadar demokrasi mi ? Çünkü “daha çok demokrasi” dedikleri zaman, bunu federasyon için, ayrılık için, Kürtçenin resmi dil olması için, Kürtlerin Anayasa’ya kurucu unsur olarak geçmesi için “demokrasi” olarak anlayanlar var ülkede. Ve hiç de haksız değiller. “Daha çok demokrasi” her zaman iyidir, ama isteyenler, ne istediklerini lütfen parantez içine yazsınlar.
***
Hangi barış ? Türkiye Cumhuriyeti kim ile barış yapacak ? Türk ve Kürt halkları arasında barıştan söz ediyorlar. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasında bir içsavaş mı var ki barıştan söz ediyorlar ? Türkler ile Kürtler arasında bir savaş mı var ?
PKK bir terör örgütüdür, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Kürtlerin temsilcisi değildir, temsilcisi olduğu kabul edilemez. Hangi akılla bir devletin bir terör örgütü ile barış yapması isteniyor, hangi utanmazlıkla Diyarbakırlının Trabzonlu ile barış yapması, hangi aymazlıkla Mersinlilerin kendi aralarında barış yapması isteniyor.
PKK ve terörizmi bağlamında “Barış” sözcüğünü kullanmak, PKK’yı meşrulaştırmaktır, yasallaştırmaktır.
“Ateşkes” de öyle ! Ateşkes iki düşman ordu arasında ilan edilir, birbirlerini muhatap kabul eden savaşan kuvvetler arasında ilan edilir. PKK’nın tek taraflı ateşkes ilan etmesinin, sivillerin PKK’ya böyle bir öneride bulunmasının hiçbir önemi yoktur.
PKK’nın yapabileceği iki şey var: 1. Silahlarıyla birlikte teslim olmak ve yargı önünde hesap vermek, 2. Silahlı kuvvetlerini yenerek isteklerini Türkiye Cumhuriyeti’ne zorla kabul ettirmek.
Peki devletin yapacağı hiçbir şey yok mu ? Var ama bunların PKK ile bir ilişkisi olamaz!
***
Diyarbakır’da patlayan ve çocukların ölümüne yol açan bombalama, DTP yöneticileri Ahmet Türk ve Sırrı Sakık’ın dediği gibi provokasyon da olabilirdi. Bombayı bir derin devlet, bir yabancı örgüt de atmış olabilirdi. Ama PKK’nın attığına dair sağlam kanıtlar var.
DTP yöneticilerine bir soru : PKK terörü olmasaydı, her hangi bir provokasyon söz konusu olabilir miydi ? Olamazdı ! O halde, PKK’nın pis işlerini temizlemeye kalkışacaklarına, gevelemeyi bırakıp duruma uygun tek çağrıyı yapsınlar : Cumhuriyet’e teslim ol !