ZIRVALAR ŞAMPİYONASI

8 Eylül tarihli Hürriyet’te Kubilay Keskin imzalı bir haber : Sortie adlı eğlence merkezi Ramazan boyunca iftar menüsü sunacakmış. Kulübün işletmecisi Oktay Kaynar “İftardan sonra içki satışı olacak mı ?” sorusunu veciz bir şekilde yanıtlamış : “İçki konusuna hiç girmeyelim !” Osmanlı snobizmi yapayım derken boynunu ipe uzatan işletmeci yakın gelecekte işletmenin kapısına kilit vurulduğu zaman Hanya’yı Konya’yı iyi anlayacak.
***
Gene 8 Eylül tarihli Hürriyet. Muammer Elveren’in müthiş haber ve fotoğrafı: Kültür Bakanlığı’na bağlı “Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu” Paris’teki UNESCO salonunda Mevlevi sema gösterisi yaparken Konya Turizm ve Kültür Müdürü Abdüssettar Yarar “yemeni” muamelesi yaptığı ayakkabılarını çıkartıp koltuğa bağdaş kurmuş.
Görenleri rahatsız edip midesini bulandıran bu durumdan gösteriyi izleyen Kültür Bakanı Mehmet Aydın ile UNESCO Büyükelçimiz Ali Tuygan rahatsız olmamışlar. Türk-İslam sentezinin mümtaz temsilcisi Kültür Müdürü imam hatip mezunu imiş…
***
Gene 8 Eylül tarihli Hürriyet. İtalya’nın Torino kentinde yaptığı basın toplantısında Orhan Pamuk çok sevdiği ülkesini yobaz Avrupalılar karşısında savunurken “Avrupa medyası Müslümanların kötü, laiklerin iyi olduğunu ortaya çıkartmaya çalışıyor. Ama gerçekte bu doğru olmayabilir. Türkiye’de aşırı sağcılar laiktir. Müslümanlar da tıpkı Avrupa’daki gibi liberal demokrasiden esinleniyorlar” demiş.
Orhan Pamuk’un yazarlığı beni zerre kadar ilgilendirmez. Ancak bu türden zırvalıkları düşünce diye öne sürdüğü zaman elbette can sıkıyor. Türkiye’de aşırı sağcılar laik imiş. Bu iddia “Laikler Türkler aşırı sağcıdır” tarzında da okunabilir. Okunuyor zaten !
Bu iftiranın inatçı bir cehaletin ya da kötü niyetin ürünü olduğunu Avrupalı ne bilsin ?! Bu Orhan Pamuk’a bu AKP hükümeti yakında “Kültür Büyükelçisi” unvanı verirse şaşırmam.
***
Mehmet Ali Birand, “Asıl suçlu bizler değil miyiz ?” başlıklı yazısında, “Demek ki bizler bu topluma, 80 yıl boyunca, Atatürk ilkelerini benimsemedik ki, AK Parti gelip 3-5 yılda altüst ediverdi” diyor (Posta, 07.09.07) Bu konuda Birand ve “ülküdaşları”nın suçlu oldukları kesin. Ama ben suçlu falan değilim. Çünkü ömrüm boyunca Cumhuriyet ve Cumhuriyet’in değerlerine karşı olmadım. Cumhuriyet’i savunanlara “laikçi” demedim.
Cengiz Çandar Referans gazetesindeki 07.09.07 tarihli yazısında “fosil” olarak tanımladığı kimi yazarları “statüko zaptiyesi” olmakla suçluyor. Herhangi bir ad vermiyor ama Cumhuriyet ilkeleri söz konusu ise kuşkusuz statüko zaptiyesi’yim. Ne var ki Cengiz Candar Türkiye’de statüko’nun ne anlama geldiğini asla açıklamıyor. Kimi yazarları “fosil” olarak tanımlamak çok tehlikeli. Ben yapmam ama biri çıkıp Cengiz Çandar’ın eline bir ayna verebilir.
***
Star gazetesi okumadığım, 24 TV’yi seyretmediğim için Eser Karakaş ile Mehmet Altan biraderlerin son zamanlarda ne gibi inciler saçtıklarını bilemiyorum. Ama İslamcılık yolunda AKP yanaşmalığına devam ediyorlardır ! Kayseri boyalı düzenin hizmetinde !..