ZORBA VE OZAN

 

25 HAZİRAN 2018  sabahı. Bundan sonraki seçimde 87 yaşımda olacağım.  Kaldığım yerden özgürlük ve demokrasi seferime devam ediyorum. Zorbalar değişti ama ben bir adım geri atmadım, atmayacağım. 10.8.1985 günü Türkbükü’nde başladığım ZORBA VE OZAN  adlı kitap 12.6.1986 günü Paris’te tamamlanmıştı.

Dün gözlerim bandlı, ellerim arkadan bağlıydı. Zorba beni yendiğini iddia ediyor. Halkı yensen, “halkı yendim!” diyebilir misin?

Özdemir İnce

25 Haziran 2018

***

 ZORBA VE OZAN

47.

Size boyun eğmeyi öğrettim, dedi Zorba,

sağır ve dilsiz aklın uçurumlarında;

boş yere acı çekmişsiniz bir hayal için.

 

Gözyaşları her şeyi tan rengine boyar sandınız,

bağış dilenmektir onun bir damlası bile,

ne işe yaradı ölümlere lâyık sevdanız?

 

Nuh’un ömrü, Eyüb’ün sabrı mı var sizde?

Fermansız adım attınız, yol bitti işte,

sınanma zamanı geldi, sustu diliniz.

 

Ölümümü bekliyorsunuz, kurtulmak için benden,

vücudum çürüyecek ve büyü bozulacak sanki,

tatlı canınıza, gül teninize kıymayacaksınız.

 

Boş bunlar! Kulluktur yapının biricik temeli,

sır budur ve yalnız bu seçilir âlemde;

isyan çare değil, secde edeceksiniz Nemrud’a.

Paris, 29. 5. 1986

48.

Sevdayı da karıncadan öğrendim, dedi Ozan,

dikenlerle yırttım gözlerimdeki perdeyi,

devlette bir ululuk görmedim sevda konusunda.

 

Utanmadan kendini teraziye koyuyorsun, dediler,

 sen mi daha yücesin yoksa köpek mi?

Bunları bana değil Zorba’ya sormalılar.

 

Pas yapar, demiri eritir gözyaşları,

dağların yerini değiştirir ufacık bir karınca;

sabrı, gayret kemerini kuşananlar bilir.

 

Alay ediyorlar: Kılıç mı keskin, sözcük mü?

Kılıca bakıp kederle gülümsüyor bir şiir:

“Mum gibi başımı kesseler ne korkum var?”

Paris, 30. 5. 1986

ZORBA VE OZAN’IN FRANSIZCA BASKISI “LE TYRAN ET LE POETE” KAPAK RESMİ: ÖMER KALESİ

49.

Boşuna, diye haykırdı Zorba,

boşunadır ayak değiştirmeniz,

altını parlatacağım kanınızla.

 

Boşuna, diye haykırdı Zorba,

düş içinde düşler görmesin kimse,

yerleriniz bellidir kuyunun ağzında.

 

Boşuna, diye haykırdı Zorba,

daldığınız denizde batık kalacaksınız,

tanık olacaksınız sözün diz çöküşüne.

 

Boşuna, diye haykırdı Zorba,

kendinize bir düş yorumcusu aramanız,

işi bir kez daha elinde kalacaktır.

 

Boşuna, diye haykırdı Zorba,

ey durakları cehennem olan kâfirler,

boşunadır mahşer gününe inanmanız.

 

Paris, 10. 6. 1986

50.

Düşlerim hiç gerçekleşmeyecek sanıyorsun –

dedi ozan, yargı gecesi, son söz olarak –

ayırabilir misin sen düşü gerçekten?

 

Düşlerimle demir attım dünyaya,

gördükten sonra ışıkla gölgenin kavgasını

ne yapayım ben artık düşsüz hayatı?

 

Geçen zaman kazandığım topraktır benim,

yıktığın kent bir gün benim kalem olacak,

ölümümü gördün ve dirilişimi göreceksin.

 

O gün, İsrafil’in Sûr’u üç kez çalınca

geri döneceğim kanatlı atımla birlikte;

diyeceksin, şaşkın gözlerle bakarak bana:

Hep buradaymış bu, hiçbir yere gitmemiş.

 

Paris, 12. 6. 1986