ZORUMA VE AĞIRIMA GİDİYOR

Daha dün, Atatürk’ün “Komünizm görüldüğü yerde ezilmelidir” dediği safsatasıyla solun bütün türlerini ezmeye kalkışanların, Komünizmle Mücadele Dernekleri saflarında bütün çağdaş düşünce siperlerine saldırıp can alanların, şimdi bize demokrasi dersi vermeye kalkışmaları zoruma ve ağırıma gidiyor.
Daha dün, askeriyeyle işbirliği yaparak özgürlükçü darbeler yapmaya kalkışanların, bugün bize demokrasi dersi vermeye kalkmaları zoruma ve ağırıma gidiyor.
Daha dün ve şimdi İslam adına bizi rehin ve tutsak almak isteyenlerin, bize demokrasi ve insan hakları dersi vermeye kalkmaları zoruma ve ağırıma gidiyor.
Vitrinde görünmek ve şoför mahallinde sürücünün yanında oturmak için, parayı verene düdük çalan şarlatanların bize demokrasi ve çağdaşlık dersi vermeye kalkmaları zoruma ve ağırıma gidiyor.
***
Türkiye’de siyasal parti kapatmanın Anayasa’da (69 madde) ve yasalarda yeri var, Avrupa Birliği’nin Venedik Kriterleri’nde koşulları var, ama adamlar demokrasilerde parti kapatılamayacağını ileri sürüyorlar. Futbolda da penaltı şart değildir ama penaltılık bir hareket yapılırsa hakemler penaltı verir.
Avrupa’da siyasal partiler kendi ülkelerinin anayasalarına ve partiler yasalarına ve ayrıca ülkenin siyasal geleneklerine saygı gösterdikleri için, değişimle ilgili parti politikalarına “silah zoruyla” sınırlamasını getirmişler. Hiçbirinde anayasaların belirlediği kurulu düzeni sinsice değiştirme girişimleri yapan Milli Görüş partileri (MNP, MSP, RP, FB) ve AKP türünden partiler yok. Olduğu zaman İspanya ve Belçika örneklerinde olduğu gibi kapatıyorlar.
Bu adamlar her ne pahasına olursa olsun AKP’nin kapatılmamasını istediler, istiyorlar. Fakat “her ne pahasına olurla olsun” anayasanın ilgası ve partiler yasanının rafa kaldırılması anlamına gelir. Avrupa demokrasilerinde bu türden rezillikler olmaz.
Kimileri de bir zamanlar Avrupa’da resmen “proletarya diktatörlüğü” isteyen Komünist partilerin kapatılmadığını ileri sürüyor. Doğrudur : Demek ki o ülkelerin partiler yasası komünist partilere engel koymuyormuş ! Ama 1975’e kadar Portekiz ve İspanya’da komünist partileri yasaktı ve İtalya’da da komünist partisinin hükümet koalisyonuna girmesine NATO engel olmaktaydı.
Ayıptır, bir kez olsun AKP’ye Anayasa’ya ve Siyasal Partiler Yasası’na neden saygı göstermediğini sorun.
***
Aynı adamlar, “Herkes”in Ergenekon operasyonunda gözaltına alınanları neden asıp-kesmediğini demokrasi adına soruyorlar. Neden asıp-kessinler ? Asıp-kesmek, yargılamak, aklamak ya da mahkum etmek yargının işi. Ve yargı davaya bakmayı kabul etti. Yargı gözaltına alınanların darbeci olduklarını henüz kanıtlamamış, temiz ellik işlerini ortaya çıkarmamış, faili belli olmayan cinayetlerin failleri olduklarına dair bir karar vermemiş, ama her ne pahasına olursa olsun herkesin Taraf, Yeni Şafak, Vakit, Zaman, Star kervanına demokrasi adına katılmalarını istiyorlar. Despotça tehdit ediyorlar, şantaj yapıyorlar.
Kim bunlar ? Bütün yüzlerini eskitip hayali bir demokrasi adına aramızda hortlak suratlarıyla dolaşanlar ! Ne yüzleri vardır artık ne de astarları